GÜNCEL
BELGELER
Yasa, yönetmelik, makale ve raporlar, uluslararası belgeler
e-posta:
bilgi@devmadensen.org
Balıkesir'in Dursunbey ilçesinde özel sektöre ait yeraltı kömür işletmesinde 23 Şubat 2010 tarihinde grizu patlaması sonucu meydana gelen iş kazasında 1'i maden mühendisi, 13 kişi hayatını kaybetmiş, 6'sı ağır, 20 işçi de yaralanmıştır. Kazanın duyulmasının ardından Odamız yetkilileri ve iş güvenliği uzmanlarımız olay yerine hareket ederek gelişmeleri yakından izlemiştir.
Son yıllardaki kaza istatistikleri incelendiğinde, özellikle madencilik sektöründe iş kazalarının belirgin bir şekilde artarak devam ettiği görülmektedir. Odamız kayıtlarına göre, 2008 yılında 43 maden çalışanı iş kazası sonucu yaşamını yitirmişken, 2009 yılında bu sayı 92'ye yükselmiş, 2010 yılının ilk iki ayında ise 19'a ulaşmıştır. Özellikle yeraltı kömür madenciliği, işçi sayısı başına düşen kaza ve ölüm sıralamasında bütün sektörlerin başında yer almaktadır. Bu nedenle, madencilik sektörü daha yakından izlenmeli, değerlendirilmeli ve kaza önleme çalışmalarına daha fazla ağırlık verilmelidir.
Açıklamanın tümü>>>
Gün geçmiyor ki maden ocaklarından kara haberler gelmesin. Gün geçmiyor ki madenci köyleri kan, gözyaşı ve ağıtlarla yasa boğulmasın. İşte bu kez yeni bir haberle çalkalandı madenci köyleri. 23 Şubat 2010 tarihinde, saat: 18.00 civarında Balıkesir'in Dursunbey ilçesine bağlı Odaköy'de ŞENTAŞ Madencilik firmasına ait linyit Ocağının 250 metre derinliklerinde meydana gelen grizu patlaması 1 mühendis 12 işçi toplam 13 insanın yaşamını sonlandırdı. Ocakta bulunan 33 işçi ise yaralı kurtarılarak Dursunbey, Balıkesir, Bursa ve İzmir devlet hastanelerine kaldırıldı. Yaşamını yitirenler 24 Şubat 2010 tarihinde değişik yerlerde toprağa verildiler.
Açıklamanın tümü>>>
DİSK Genel Başkanı Süleyman Çelebi'nin, Abdi İpekçi'nin katilinin "kahramanlaştırılmasına" ilişkin, ulusal ve uluslararası basın-yayın organları genel yayın yönetmenlerine, ETUC ve ITUC'a ve basın yayın örgütlerine gönderdiği açık mektup:
.... yurtdışında Vatikan'da Papa 2. John Paul'a suikast yaparken yakalanan, İtalya'da cezaevinde yattıktan sonra Türkiye'ye getirilen ve bugünlerde "cezasını bitirerek" tahliye olması beklenen, bir "kahraman" edasıyla TVlerden ve gazetelerden düşmeyen Mehmet Ali Ağca'dan bahsediyoruz.
Bu kişi bir katildir ve siyasal suikast suçlusudur!
İşlediği suç, bugün bile Türkiye'deki hukuksuzluğun kaynağı olan 12 Eylül askeri darbesini yaratan koşullardan biri olarak tezgahlanmıştır. Bütün karanlık ilişkilerini saklayan bu kişi önümüzdeki günlerde toplumun karşısına çıkacaktır.
DİSK olarak hayret ve endişe ile izlemekteyiz ki, daha şimdiden röportaj hazırlıkları, hatıralarını alma, yayınlama ve raiting hesapları yapılmaktadır. Evet, eğer karanlık ilişkilerini anlatacak, arkasındaki güçleri deşifre edecekse bir sorun yoktur. Ancak bir siyasal suikastçıyı topluma "önemli", "kahraman" olarak sunmak, tarihi karartarak gençlere "örnek" göstermek, yine meslektaşınız Hrant Dink'i öldüren Ogün Samast'ları yaratmak hem topluma karşı ciddi bir sorumsuzluktur ve hem de gazeteci Abdi İpekçi'ye yapılmış bir saygısızlıktır.
Açıklamanın tümü>>>
Dev.Maden-Sen Yayın Kurulu tarafından tasarlanmıştır,
Site içeriği kaynak gösterilmek kaydıyla kullanılabilir.