7 Mayıs 2003 tarihli BASIN AÇIKLAMASI
12 Eylül darbesiyle birlikte budanan işçi hakları ve bu hakların güvencesi yasaları, şimdi siyasal iktidar daha da kırpma çabası içindedir. 1475 Sayılı İş Kanununda işçiler aleyhine TBMM’de yeni düzenlemelerin görüşüldüğü bir dönemde İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Haftası’nı (ÇSGB bilemediğimiz bir nedenle yıllardır bilinen adını İş Sağlığı ve Güvenliği olarak değiştirmiş) kutlayacağız.
Bir bardak suda fırtına koparılan İş Güvencesi Yasası ve onun kullanımını engellemeye dönük çıkarılmaya çalışılan Erteleme Yasası... İşçinin Kıdem Tazminatından başlayarak kazanılmış haklarını ortadan kaldırma girişimleri ve bir sosyal varlık olan işçiyi adeta robotlaştırmaya dönük İş Kanunu tasarıları... Ve devamında hangi ruh haliyle kutlayacağımıza karar veremediğimiz bir İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Haftası...
Ülkemizde işçi sağlığı iş güvenliği Toplu İş Sözleşme masalarında sendikaların en az zaman ayırdığı, taslak tartışmalarında ise işçilerin en son hatırladıkları bir konudur. Özellikle İşçi Sağlığı ile ilgili yetersizde olsa mevcut yasaların uygulandığı, uygulatıldığı ve ciddi bir denetim altında tutulduğu söylenemez. Sağlıksız koşullarda gerçekleşen üretimin yasal olarak engellenmesi ve işverenlere gerekli tedbirlerin aldırılması oldukça zordur. O koşullarda iş kazası geçiren, meslek hastalığına yakalanan işçinin tedavisinin yaptırılması bir yana işçiden nasıl kolay ve ucuz kurtulacağının hesabı yapılmaktadır.
Yasada 50 işçiden fazla işçi çalıştıran işyerleri için işyeri hekimi zorunludur, ancak işverenler kağıt üzerinde bu yasayı delmeyi çoktan becermiş durumdalar. Periyodik sağlık kontrolleri ise hiçbir zaman gerçekleşmez. Denetleyen kim? ÇSGB’nın elemanlarının mevcut işyerlerinin en fazla %15’ini denetleyebilecek bir kadro ve olanaklara sahip olduğunu bilmeyen işveren mi var? Bu denetlemelerin çoğu kez işçiler ve üretim merkezlerinden uzakta şirket ofislerinde raporlaştırıldığı, objektif değer taşımadığı yeni bir söylenti de değil. Her sendikanın bu tür şikayet ve yakınmalar içinde olduğu bilinen bir gerçek. Sendikamız Dev.Maden-Sen ise, Bolu/Mengen Gökçesu’da bunun en yakın tanıklarından...
Öte yandan üretimde azami düzeyde bir verimliliğe ulaşmak için tek başına ileri teknoloji yeterli değildir. O teknolojiyi kullanan işçinin asgari ölçüde sorunları çözülmüş, çağdaş bir çalışma ortamında sağlıklı ve huzurlu, işten atılacağım korkusundan uzak olması gerekir. İşçi sağlığı ve İş Güvenliği haftasında bu anlamda yapılması gerekli şey; iş güvencesi yasasını ve iş kanununu daha çağdaş ve demokratik hale getirmek, işçilerin örgütlenmesinin önündeki bütün anti demokratik engellerin kaldırılması için adım atmaktır. İşte bunlardan biriside İşçi Sağlığı İş Güvenliği Tüzüğünü günün ihtiyacını yanıtlayacak bir şekilde değiştirmek, işyerlerini hızlı ve objektif bir şekilde denetime olanak sağlayacak bir Çalışma Bölge Müdürlüğü yapılanmasını biran önce gerçekleştirmektir.
İşçi sağlığı iş güvenliğini işçinin çalışma saatleriyle sınırlandırmak sorunu çözmek yerine görmezlikten gelmektir.
Tayfun GÖRGÜN
Genel Başkan Vekili
Dev.Maden-Sen Yayın Kurulu tarafından tasarlanmıştır,
Site içeriği kaynak gösterilmek kaydıyla kullanılabilir.