8 Mayıs 2003 tarihli ÇAĞRI METNİ

ORTAK DURUŞA ÇAĞRI

Dünyanın az gelişmiş ve gelişmekte olan ülkeleri, son yirmi yıldır hızlanarak gelişen bir küresel saldırı ve talan süreci yaşıyor. Bu saldırı Afganistan ve Irak işgalleri ile en üst düzeyine ulaştı.

Küresel kapitalizmin açık ya da örtülü biçimde dayattığı "küreselleşme" süreci ile, gelişmiş ülkelerin sermayesinin engel olarak gördüğü, diğer ülkelerin; ulusal ekonomilerinin, kaynaklarının, kültürlerinin, çevrenin korunması ve sosyal devlet anlayışından kaynaklanan; sosyal güvenlik, kamusal hizmetlerin kamu işletmeciliği ile sağlanması ve benzeri politikaları ortadan kaldırılmaya çalışılıyor.

Yaşama dair her şey, her alan, eğitim, sağlık, enerji ve su temini hizmetleri başta olmak üzere özelleştirme ve piyasaya açma zorlaması ile metalaştırılmaya, kapitalist pazara dahil edilmeye çalışılıyor. Bu alanlar tümüyle denetimsiz bir biçimde sermayenin talanına açılıyor.

Öte yandan, gelişmiş ülkelerde sağlıklı ve temiz bir çevrede yaşama bilincinin ve bu yöndeki tepkilerin artması sonucu, insan ve çevre sağlığı açısından sorun yaratan sektörlerin üretim faaliyetleri az gelişmiş ülkelere kaydırılıyor.

Ülkemiz de, dışa bağımlı ekonomik ve idari yapısıyla bu süreçten payını alıyor: Özelleştirmelerle kamu hizmetleri veren kuruluşlar yok ediliyor, yapılan düzenlemelerle engelsiz hale getirilen kamu hizmetleri alanı, doğal kaynaklarımız ve tüm ulusal ekonomi uluslararası tekellere peşkeş çekiliyor. Yabancı sermaye ülkenin kurtarıcısı olarak sunuluyor.

Ülkemiz madenciliğinde yadsınamaz önemi ve yeri olan kamu kuruluşlarının özelleştirme yoluyla yok edilmesi, yeraltı kaynaklarımızın denetimsiz bir biçimde uluslararası tekellere açılması çabaları ulusal madencilik sektörünü hızla yok ediyor.

Uzun bir süredir gündemde olan; Maden Yasası ve ilgili diğer bazı yasalarda değişiklik öngören yasa tasarısı da bu sürecin bir parçası. Yabancı sermaye eliyle işletilecek madenlerimizin dışsatımının ülke ekonomisinin kalkınmasını sağlayacağı, yaşanmakta olan krize çare olacağı iddia ediliyor.

Oysa son 20-30 yıldır ham maden cevheri ihracı yoluyla kalkınmayı hedefleyen ülkelerin ekonomilerinin gelişmek bir yana mutlak anlamda gerilediği uluslararası sermayenin örgütü Dünya Bankası'nın belgelerine bile yansımıştır.

Son yirmi yıldır dayatılan ve uygulanan neo-liberal politikalar Türkiye madencilik sektörünü, geliştirmek bir yana, derinleşen bir krize sürüklemiştir.

Sektördeki emek temsilcileri, ilgili meslek odaları ve demokratik kitle örgütleri bu süreçten dışlanmış durumda. Tasarı ile ilgili çalışmalar; hükümet, sektörle ilgili üst düzey bakanlık bürokrasisi ve yabancı sermaye lobicileri tarafından kapalı kapılar ardında kotarılmaya çalışılmaktadır.

Biz, aşağıda imzası bulunan kuruluşlar;

Ülke kalkınması açısından önemli sektörlerden biri olan madencilik sektörünün gelişiminin uluslararası sermaye kuruluşlarının ve uluslararası tekellerin ipoteğinden kurtarılmasını,

Sektörün, ülke sanayisinin gereksinimleri doğrultusunda gelişmesinin önü açılarak ekonomik ve toplumsal kalkınmaya katkıda bulunmasının sağlanmasını,

Bir yandan madenlerimizin ülke içinde olabildiğince işlenmesi ve bu yolla katma değerin ve istihdamın artırılmasını diğer yandan da emekçilerin çalışma ve yaşam koşullarının iyileştirilmesini ve sendikal örgütlenme önündeki engellerin kaldırılmasını,

Ülkemizin ve toplumumuzun çıkarlarının, çevresel ve tarihi varlıklarımızın korunması amacıyla sektöre yönelik kamusal denetim araçlarının etkinleştirilmesini,

Politika oluşumu, uygulama ve denetim süreçlerine ilgili tüm tarafların etkin katılımının sağlanmasını savunuyoruz, ve gündemde bulunan Maden Yasa Tasarısı ile sağlanmaya çalışılan gerek madenlerimizin, gerekse de tarihi ve çevresel varlıklarımızın talanına karşı duracağımızı kamuoyunun bilgisine sunuyoruz.

Sizleri de, 13 Mayıs 2003 Salı günü, saat 11:00'de TMMOB Jeoloji Mühendisleri Odası Genel Merkezinde, bu karşı duruşumuzu açıklamak amacıyla yapacağımız basın açıklamasına, aşağıdaki ilkeler çerçevesinde, güç vermeye ve katılmaya davet ediyoruz:

Bilimsel ve teknolojik gelişmelerin toplum yararına kullanılmasından yana olmak,

Eşitlikçi bir anlayışla ulusal çıkarlardan yana olmak,

Emekten yana olmak,

Kamu çıkarından yana olmak,

Toplumsal, tarihi, kültürel ve doğal varlıklarımıza sahip çıkmak,

Katılımcılık ve bütünlüklü yaklaşımı gözetmek.

Saygılarımızla.

DEV.MADEN-SEN

ESM

TTB

ÇEVRE MO

JEOLOJİ MO

KİMYA MO

METALURJİ MO

SAYFA BAŞINA DÖN

Dev.Maden-Sen Yayın Kurulu tarafından tasarlanmıştır,
Site içeriği kaynak gösterilmek kaydıyla kullanılabilir.