15 Haziran 2003 tarihli BASIN AÇIKLAMASI
Ülkemiz işçi sınıfı mücadelesi tarihinde çok önemli ve anlamlı bir günün yıldönümü bugün...Bugün 15/16 Haziran işçi sınıfının şanlı direnişinin 33. yıldönümü... Sendikal hak ve özgürlüklerin egemen sınıflar tarafından gasp edilerek sınıfın kendi bağımsız hareketiyle yarattığı sendikal örgüt olan DİSK’in kapatılmak istenmesine karşı DİSK üyeleri ve diğer sınıf kardeşlerinin üretimde ve sokakta en anlamlı yanıtıdır 15-16 Haziran 1970 direnişi...
Yıllar var ki burjuvazinin sınıf içindeki uzantılarınca baskı altında tutulan işçiler, kararlılıklarını ortaya koyarak büyük bir inanç ve dayanışmayla 13 Şubat 1967 yılında kendi bağımsız örgütlenmesini yaratmışlardır. Sarı sendikacılar ve onun efendileri DİSK’in gelişmesini kaygıyla izlerken, DİSK, sınıf içinde büyük bir ilgiyle karşılanmıştır. Bu ilginin DİSK’te sahici örgütlülüğe dönüşmeye başlaması ve sınıfın her geçen gün DİSK’te billurlaşan gücü DİSK’i egemenlerin hedef tahtası haline getirmiştir.
DİSK’in örgütlülüğüne ve üyelerine dönük fabrikalarda başlayan tehdit ve saldırılar patronların beklentileriyle sonuçlanmayınca bir kez de parlamento kanalıyla DİSK örgütlülüğünün yasalarla etkisizleştirilmesi denenmiştir. Sermayenin temsilciliğini üstlenen Demirel hükümeti tarafından TBMM’ne sunulan yasa değişikliği çalışmaları bütün uyarılara rağmen devam etmesi üzerine bir tek çıkar yol kalmıştır. Hayatın her alanında bu yasanın çıkmaması için ölümüne direnmek... Nitekim işçiler kendi yarattıkları ve işçi sınıfının gerçek anlamda bağımsız demokratik sınıf örgütü olan DİSK’e yönelen tehdit karşısında canlarını ortaya koymaktan çekinmemişler, silahların üzerine göğüslerini açarak yürümüşler, Yaşar Yıldırım, Mustafa Baylan ve Mehmet Gıdak’ı bu mücadelede yitirmişlerdir.
Türk-İş yöneticileri ve işveren örgütleri 274 ve 275 sayılı yasalarda yapılacak değişiklikleri bütün güçleriyle savunurken, aydınlar, “Türkiye’de işçi sınıfı var mı? Yok mu?” diye tartışırken, onlar adeta uyuyan bir devin kımıldanışı gibi harekete geçmişler, düşmana ve dosta gücünü göstermişlerdir.
15/16 Haziran işçi direnişi; hakların ve özgürlüklerin ancak mücadeleyle kazanılıp, korunacağını,
Gerçek anlamda hayatı yaratan gücün işçi sınıfı olduğunu ve sınıfın kendi gücüne güvenmesini,
Mücadeleye kitlenin özgür iradesi, demokratik işleyiş ve katılımın sağlandığı takdirde varolan güçle nelerin başarabileceğini göstermiştir.
İşçi sınıfının sendikal örgütlülüğünü demokratik ortamda, tehdit ve baskılarla, yasal ve yasal olmayan yollarla engelleyemeyen egemenler, demokratik olmayan çözümlerle; gerçekleştirdikleri 12 Eylül darbesiyle hedeflerine ulaşmışlardır. Darbeyle birlikte ülkeyi yeniden yapılandırmaya çalışanların ne kadar başarılı oldukları ortadadır. Aradan geçen onca zamana rağmen, bugün bile etrafımıza baktığımızda, darbeyle sadece sınıfın sendikal örgütlülüğünün boğulmadığını, tüm toplumsal muhalefet güçlerinin etkisizleştirildiğini, hayatın tüm alanlarında korkunç tahribatlar yaratıldığını hala görebilmek mümkün.
Onca yaşanmışlara karşın hala ortak bir birlik, mücadele ve dayanışma kültürünü yaratabildiğimizi söyleyemiyoruz. Kimi lokal eylem ve direnişlerle, kısa süren ortak çabalarla kendi kendimizi tatmin ediyor; gücümüzü ve enerjimizi genele ve sürekliliğe dönüştüremediğimiz için egemenlerin saldırılarıyla hep yenilgiye uğruyor, eldeki kazanımlarımızı birbir kaybediyor ve sonuçta hep yakınmaya devam ediyoruz. Varolan üzerinde sahici, kalıcı ve kapsamlı işbirliği ve güçbirliği yapmak yerine, ‘yeni oluşum’ları gündeme getiriyor, eski halimizle sürekli ‘oluşumları yeniliyor’ ama bir adım ileri gidemiyoruz.
15/16 Haziran işçi direnişi dün olduğu gibi bugünde yolumuzu aydınlatmaya devam ediyor.
İşçi sınıfının yeni 15/16 Haziran direnişlerine, emekçi halklarımızın demokrasiye, barışa, eşitlik ve özgürlüğe bugün daha çok ihtiyacı var.
15/16 Haziran’ın ışığında birleşik güç ve mücadelemizi örmek için hala şansımızın olduğunu düşünüyor ve demokrasiden yana herkesi, her kesimi bu konuda adım atmaya çağırıyoruz.
33. yıldönümünde İşçi sınıfının 15/16 Haziran şanlı direnişini selamlıyor, bu direnişte yitirdiğimiz sınıf kardeşlerimizi saygıyla anıyor ve mücadelemizde yaşatacağımıza söz veriyoruz.
Tayfun GÖRGÜN
Genel Başkan Vekili
Dev.Maden-Sen Yayın Kurulu tarafından tasarlanmıştır,
Site içeriği kaynak gösterilmek kaydıyla kullanılabilir.