19 Haziran 2003 tarihli BASIN AÇIKLAMASI
Bolu/Mengen Gökçesu Beldesi'nde işveren Nurullah Ercan'ın Kuzey Anadolu Madencilik A..Ş'nce işletilen Tuzlukaya linyit ocağında çalışan işçiler, 2001 Mart'a doğru Dev.Maden-Sen'de örgütlenmeye başlamış, üyelik işlemlerinin hemen devamında işverence sendikadan istifa edilmesi için birçok yasadışı yöntemler uygulanmıştır. Aylarca süren baskı ve tehditler işverenin lehine sonuç vermeyince linyit ocağında 7 Aralık 2001 tarihinde üretime süresiz ara verilmiş ve çalışanlar ücretsiz izine çıkarılmıştır. Ücretsiz izin uygulamasıyla işçinin bir süre sonra işsizliğe ve yoksulluğa dayanamayıp sendikadan istifası amaçlanmıştır. Aradan geçen uzun süreçte üyelerimizin istifasına dönük çabalar durmamış, ocağın üretime geçişi sürekli ertelenerek açlıkla gözdağı verilmiştir. Yaşanan sürecin başlangıcından bugüne kadar sendikamızdan istifa eden işçi sayısı 51kişidir.
Üretim sürecinde ve sonrasındaki yasadışı uygulamalar konusunda; Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı'na bağlı Teftiş Kurulu Başkanlığı'na, Çalışma Bölge Müdürlüğü'ne, Çalışma Genel Müdürlüğü'ne, SSK Genel Müdürlüğü'ne, Maliye Bakanlığı'na bağlı Gelirler Genel Müdürlüğü'ne, Sağlık Bakanlığı'na ve ocağın mülkiyetinin bulunduğu Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı'na bağlı Türkiye Kömür İşletmeleri Genel Müdürlüğü'ne, Cumhurbaşkanlığı'na, Siyasi Parti Genel Başkanları, Grup Başkanları ve partilerin Bolu Milletvekillerine, Bolu Valiliği, Mengen Kaymakamlığı ve Mengen Cumhuriyet Başsavcılığı'na birçok kez başvuruda bulunulmasına rağmen bir sonuç alınamamıştır. Ankara'ya iki kez yürüyüş düzenlenmiş, kimi Bakan ve bürokratlarla defalarca görüşülmüş, kamu mercilerinin harekete geçmesi ve objektif davranması için mitingler, yürüyüşler ve basın açıklamaları yapılmış ancak hukuksuz uygulamaların sonuçları ortadan kaldırılamamıştır. Yasaların uygulanması beklentisinin gerçekleşmemesi, hukukun değil ekonomik güç ve siyasi ilişkilerin belirleyici olması; sorumluluklarına ve ellerindeki yetkilere rağmen bir seyirci gibi yaşanan adaletsizlikleri izleyen yetkililer hafızalardan asla silinmeyecektir.
Yaşanan süreç içerisinde sendikamız ve kardeş kuruluşlarımız, bir yandan önüne çıkarılan engelleri aşmaya çalışırken diğer yandan ücretsiz izin başlangıcından 6 ay sonra üyelerin ortadan kalkan sosyal güvenlikleri nedeniyle sağlık sorunlarını çözmek için uğraşmıştır. işçi ve ailelerinin tedavileri, ilaçları karşılanmıştır. Gıda ve zorunlu ihtiyaçlar temin edilmeye çalışılmıştır.
Sendikal hak ve özgürlükler mücadelesi 4 Nisan 2002 tarihinden 17 Kasım 2002'ye kadar işletmeler bölgesinde kurulan 'direniş çadırı'nda gerçekleşmiştir. Bu mücadele sürecinde üyelerimizin ev sahipleri, alışveriş yaptıkları esnaflar son derece olumlu davranmışlar ödenmeyen borçlar için işçileri sıkıştırmamışlardır. Ankara, Bolu, İstanbul, Yenice, Bursa, Zonguldak ve Kocaeli'de Gökçesu Maden İşçileri için dayanışma kampanyaları gerçekleşmiştir. Ancak her ilde birkaç kişi ve kuruluşun omzunda yükselen daha doğrusu üstünde kalan dayanışmaya dönük çabalar sürecin uzamasıyla birlikte tıkanmıştır. Öte yandan açılan kimi davalar için milyarlarca lira harç ve bilirkişi ücretleri zorlukla karşılanmıştır.
Gerçekleşen demokratik etkinlikler; sadece mücadele içindeki üyelerimizi değil aynı zamanda eş ve çocuklarını, komşularını, diğer işletmelerdeki çalışanları da etkilemiştir. Gelişmeleri ciddi bir şekilde izleyen patronlar kendi aralarında etkin bir dayanışma içinde davranırken, diğer linyit ocaklarında çalışan işçiler işlerini kaybetme korkusuyla direnişçilerden uzak durmuşlardır. Yöredeki yurttaşlar ise yaşamı sorgulamaya başlamıştır.
Şu anda Tuzlukaya linyit ocağı'nda hazırlık çalışmaları bitmiş ve kısmi üretime geçirilmiştir. Ocakta sendikamızdan istifa ettirilen işçiler çalışmakta, ücretsiz izinli olan sendika üyelerimize işbaşı için sendikadan istifa koşulu dayatılmaya devam etmektedir. Kimi üyelerimizin kronik rahatsızlıkları nedeniyle her ay milyarları bulan ve gelinen süreçte artık karşılanamayan ilaç ve tedavi masrafları ise işin bir başka ekonomik zorluğunu oluşturmaktadır. İşte bu nedenle üyelerimizle aldığımız karar gereğince Haziran ayı itibariyle hukuki süreci başlatmış bulunuyoruz. Ücretler, yıllık izin paraları, ikramiye alacakları, ihbar-kıdem, sendikal/kötü niyet tazminatı, usulsüzlük ve görevini kötüye kullanmakla ilgili açılan davalar ciddi bir şekilde izlenecek; işverenliğin yalancı tanıkları ve sahte belgelerine rağmen bu davalar mutlaka sonuçlandırılacaktır.
Mücadelenin başlangıcından bugüne dek yalnız bırakmayan bütün dayanışmacı örgütlerimize ve dostlarımıza teşekkür ediyor, kendilerine Gökçesu'dan müjde veremediğimiz için üzgün olduğumuzu ifade ediyor, Dostluk ve Dayanışma duygularımızı iletiyoruz.
Tayfun GÖRGÜN Çetin UYGUR
Genel Başkan Vekili Genel Başkan
Dev.Maden-Sen Yayın Kurulu tarafından tasarlanmıştır,
Site içeriği kaynak gösterilmek kaydıyla kullanılabilir.