18 Temmuz 2003: BUGÜN HASAT YAPIYORUZ

18 Temmuz Cuma günü Tavşanlı'da Dev.Maden-Sen'in desteği ile sürdürülen tarımsal üretimin ürünü olan nohut hasadı yapılacak. Bu yazımızda bu çalışmanın da kapsamında olduğu projemizi ve organik tarım çalışmasını tanıtmaya çalışacağız.

Dev.Maden-Sen Kütahya İlinin Tavşanlı İlçesinde madencilik çalışmalarının çevreye ve çevrede yaşayan topluma olumsuz etkilerinin rehabilitasyonunu hedefleyen deneysel bir proje yürütüyor.

Proje; Türk Tabipleri Birliği, Çevre Mühendisleri Odası, Jeoloji Mühendisleri Odası, Ulaşılabilir Yaşam Derneği ve Sürdürülebilir Tarım ve Kırsal Kalkınma Derneği'nin katkı ve destekleri ile sürdürülüyor.

Proje içinde; köylülere ve maden işçilerine yönelik eğitim çalışmaları, işsiz ve topraksız köylülerin üretken hale getirilmesini amaçlayan tarımsal üretim çalışması, bu insanların örgütlenmesi için sürdürülen çalışma, önleyici sağlık hizmetlerine ilişkin eğitim çalışmaları ile köylü kadınların durumu ve sorunlarına ilişkin bir araştırma ve kadınların da üretime katılması çabaları yer alıyor.

Şu anda planlama aşamasında olan ve 2004 yılında başlatılması düşünülen asıl projenin; işletme tarafından istimlak edilmiş ve atık toprakların depolandığı alanların rehabilitasyonunu, tarımsal üretim çalışmasının bu alanlarda yapılmasını hedefleyen, insan ve çevreyi temel alan bir kırsal kalkınma/toplumsal rehabilitasyon projesi olacak.

AMAÇ

Madencilik çalışmaları, doğası gereği cevherin bulunduğu yerde yani çoğunlukla kırsal alanda yapılır, yeni bir üretim alanı açarken kırsal alandaki insanlara yeni bir istihdam olanağı sağlar. Kırsal kalkınmaya katkıda bulunur.

İşletmede çalışanların gelir düzeyleri ve yaşam biçimleri değişirken çevrede yaşayan toplum da bu değişikliklerden olumlu ya da olumsuz yönde etkilenir. İşletmede çalışanların yanında toprakları istimlak edilenler de dahil toplumun bir kesimi tarımsal üretimden kopar. İnsanlar bir yandan işçileşme sürecini yaşarken bir yandan da işsizlik ve topraksızlık sorunları baş gösterir.

Ancak bu üretim faaliyeti ve sağladığı istihdam olanağı, maden rezervinin miktarı ve işletme koşulları gibi nedenlerle sınırlı bir ömre sahiptir. Yani geçicidir. Her maden işletmesi bir gün kapanır.

Maden işletmesinin kapatılması ise arkasında kırsal toplumun geleneksel sorunlarına geçici olarak yaşadığı farklı bir sürecin getirdiği yeni sorunlar eklenmiş, belli ölçüde tarımdan kopmuş, çoğunlukla çareyi başka yerlere göçmekte arayan bir topluluk bırakır.

Madencilik çalışmaları, yine doğası gereği, çalışmanın yapıldığı alanda doğayı değiştirir. Toprak kazılır, bir yerlerde depolanır, yeraltından çıkarılan ve su ve hava ile temas eden bu toprakta kimyasal tepkimeler başlar ve kirlilik yaratır. Yeraltı su seviyesi ve akış yönleri değişir, yollar yapılır, maden ayrıştırma işlemlerinde kullanılan kimyasal maddeler çevreye yayılır, yeraltı ve yerüstü su kaynakları kirlenir.

Gelişmiş ülkelerde insanlığın, işçilerin ve emekçilerin uzun mücadelelerinin kazanımları; madencilik çalışmalarının çevreye ve çevrede yaşayan topluma olumsuz etkilerinin denetlenmesini ve en aza indirilmesini sağlayan kurallar ve mekanizmalar yaratmıştır. Daha proje aşamasında bu unsurlar da ele alınır, gerekli fonlar ayrılır ve ancak bundan sonra işletme çalışma izni alabilir.

Ülkemizde çalışma yaşamını ilgilendiren bir çok alan gibi bu alanda da kamusal denetim yok denecek kadar azdır. Mevcut mevzuatın yetersizlikleri bir yana Maden Yasası ve ilgili bazı yasalarda yapılmak istenen değişiklikler bu alandaki kamusal denetimi sıfıra indirmeyi hedeflemektedir.

Denetimsizlik sonucu ortaya çıkan, yukarıda özetlemeye çalıştığımız olumsuzluklar ise ülkemizde madencilik yapılmasına karşıt eğilimlerin güçlenmesine neden olmaktadır.

Sendikamız, elbette, ülke ekonomisinin önemli bir parçasını oluşturan madencilik çalışmalarının yapılmasından yanadır. Ancak sektörün sürdürülebilir gelişiminin yukarıda tartışılan olumsuzlukların giderilmesini, yani insanı ve çevreyi esas alan politikalar ve uygulamalarla mümkün olacağına inanıyoruz.

Sendikamız bu çalışma ile kamu tarafından yapılması gereken bir işi üstlenmeye çalışmıyor. Bu deneysel çalışma ile rehabilitasyonun gerekliliğini, hangi unsurları içermesi gerektiğini ve ileri sürülenin aksine düşük maliyetlerle başarılabileceğini kamuoyuna ve bu hizmeti kamu adına yerine getirmekle görevli olanlara göstermeyi amaçlıyoruz.

TARIMSAL ÜRETİM

Tavşanlı'da TKİ Garp Linyitleri İşletmesince yürütülen madencilik faaliyetleri 1940 yılında başlamıştır. Enerji gereksiniminin artması nedeniyle 1980'lerde yoğunlaşan linyit kömürü üretimi açık ve kapalı ocak yöntemleri ile sürdürülmektedir.

Sendikamızın çalışmalarını yürüttüğü Ömerler, Beke, Bozbelen, Gürağaç, Hamitabat, Demirbilek köyleri (başka bazı köylerle birlikte) konutları ve ekim alanları ile kömür üretim alanı içinde bulunmaktadır. Konut ve ekim alanlarının önemli kısmı istimlak edilmiştir.

İstimlak mağdurlarının işe alınması konusunda mevcut 1984 tarihli Bakanlar Kurulu kararı ve ilgili düzenlemelere rağmen bu köylerden işe alınan olmamıştır. Özellikle genç nüfüs arasında işsizlik büyük bir sorun oluşturmaktadır.

Bu köylerin halkı ile daha önceki yıllarda yürütülen mücadele sonucunda alınan sözler de seçim ve hükümet değişikliği sonrası yerine getirilmemiştir. Projemiz esas olarak bu köylerde yaşayan işsiz ve topraksız köylülerle yürütülmektedir.

Çoğunluğu işsiz ve topraksız 20 civarında köylünün katıldığı organik tarım çalışması bu projenin önemli bir parçasını oluşturuyor. Bu yıl yapılan çalışma eğitim, demonstrasyon ve örgütlenmeyi amaçlıyordu. Köylüler 250 dönümlük bir alanda ortaklaşa ekim yaptılar, tüm çalışmalara eşit biçimde katıldılar ve üründe de ortak olacaklar.

Tarımsal üretim çalışması organik tarım konusunda deneyimli iki ziraat mühendisinin denetiminde yürütülüyor. Ekim öncesi verilen yoğun teorik eğitimden sonra tarlada sürekli bir pratik eğitim çalışması yapıldı.

Yörede ilk kez yapılan; pulluk yerine çizer kullanılarak toprağın alt-üst edilmeden sürülmesi, kimyasal gübre ve ilaç kullanılmaması gibi temel ilkeleri olan organik tarım çalışması çevrede yaşayan köylülerin de çok ilgisini çekti. Hasadın yapılacağı bu günlerde verimin de geleneksel tarım teknikleri kullanılan alanlara göre anlamlı biçimde yüksek olduğu ortaya çıktı.

Bu ilgi artışı Sendikamızın çalışmasının organik tarım gibi insan ve çevre dostu yeni bir tarım yöntemini, bilimsel ve teknik bilginin tarımsal üretim sürecine katılmasının önemini yöre köylülerine göstermesinin bir sonucu.

Çalışmaya katılan köylülerin bir kooperatif çatısı altında örgütlenme çalışmaları da sonuçlanmak üzere.

Daha önceki hak arama mücadelesi sürecinde olduğu gibi çalışmanın en önemli yanlarından birini; köylülerin geleneksel yaşam ve davranış biçimlerinden kaynaklanan bireysellikleri yerine topluca tartışma, yorumlama, karar alma, davranma, üretme ve ürünü paylaşma anlayışlarının geliştirilmesi, süreç içinde benimsenmesi, sınanması için gerekli demokratik, katılımcı mekanizmaların geliştirilmesi oluşturuyor.

Çalışmaya katılan köylülerle birlikte geniş bir kesimin yaşam biçimi, alışkanlıkları, geleneksel ilişki ve örgütlenme alışkanlıkları bu çalışmadan etkileniyor.

Süreç içinde araştırıyor, anlamaya ve öğrenmeye çalışarak daha sonraki adımlarımızı planlamaya çalışıyoruz. Uzun soluklu bir çalışmanın daha başlarında olduğumuzun bilincindeyiz. İnsanın insan olma mücadelesine, insanlarımızla birlikte katılma çabamızı sürdüreceğiz.

Yönetim Kurulu

SAYFA BAŞINA DÖN

Dev.Maden-Sen Yayın Kurulu tarafından tasarlanmıştır,
Site içeriği kaynak gösterilmek kaydıyla kullanılabilir.