11 Eylül 2003 tarihli BASIN AÇIKLAMASI
Türkiye tarihine kara bir leke olarak geçen 12 Eylül darbesinin 23. yıldönümü bugün. 650.000 kişinin gözaltına alınıp işkencelerden geçirildiği, 1.683.000 kişinin fişlendiği, 14.000 kişinin vatandaşlıktan çıkarıldığı, başta işçi sınıfının sendikal örgütü DİSK ve üyesi sendikalar olmak üzere kitle örgütlerinin faaliyetlerinin yasaklandığı; yönetici, temsilci ve üyelerinin gözaltına alınıp yargılandığı, işlerinden uzaklaştırıldığı, 48 kişinin darağacında, 177 kişinin işkencelerde katledildiği karanlık bir dönem bahsettiğimiz.
Gerçekleştirilen darbeyle birlikte anti-demokratik 12 eylül Anayasası ve hukuku devleti işçi ve emekçiler aleyhine yeniden şekillendirmiş, örgütlü toplum şiddet kullanılarak yok edilmiş ve sermayenin bütün toplumsal dokuya egemenliği sağlanmıştır.
12 Eylül sistemine dönük eleştirilerin yoğun olarak sürdüğü günümüzde; talanın, vurgunun ve kayıtdışının korkunç boyuta yükselmesi, yargının bağımsızlığı tartışmalarının devam etmesi, toplumsal değerlerin çürümesi, gericiliğin büyümesi ve kurumsallaşması gibi olumsuzlukların kaynağı darbe hukukunun sonuçlarından sadece bir kısmıdır.
23 yıl geçmiş olmasına rağmen hala her alanda 12 Eylül’ün tahribatı yoğun bir şekilde yaşanmaktadır.
Bugün AB süreciyle birlikte gündeme gelen demokratikleşmenin de 12 Eylül hukukuna ne yazık ki pek dokunmadığı, adına uyum yasaları denilenlerin ise makyajdan öte gitmediği, toplumun talebine rağmen siyasilerin böyle bir hesaplaşma içine girecek cesarete sahip olmadığı bilinen bir gerçektir.
Gelişmiş, özgür ve demokratik bir Türkiye, önünde en büyük engel olarak duran 12 Eylül darbe hukukunu ve onun uygulamalarını ortadan kaldırmakla yaratılabilir. Demokrasi güçlerine düşen görev ise; her 12 Eylül’de yakınmak yerine, toplumsal muhalefeti birleşik bir mücadele ekseninde örgütleyerek 12 Eylül’le hesaplaşmaktan geçmektedir.
Tayfun GÖRGÜN
Genel Başkan Vekili
Dev.Maden-Sen Yayın Kurulu tarafından tasarlanmıştır,
Site içeriği kaynak gösterilmek kaydıyla kullanılabilir.