3 Kasım 2006 tarihli BASIN AÇIKLAMASI

sindirilmiş örgütsüz halk çaresiz, basireti bağlanmış siyasetçilerin kontrolündeki siyaset çözüm üretemiyor ;

SUSURLUK'UN ÜZERİNDEN 10 YIL GEÇTİ, DEĞİŞEN BİRŞEY YOK.!

3 Kasım 1996 yılında Susurluk'ta "polis, mafya, siyaset" üçlüsünün siyah bir mercedeste kaza sonrası yakalanmasıyla birlikte ülkemizde "ÇETE" sözcüğü yaygın bir şekilde kullanılır oldu. 12 Eylül sonrası yaratılan sistem böyle çağ dışı, vahşi organizasyonlar üretti. Çeteler 12 Eylül'ün darbe hukuku ve onun desteğiyle ayakta duran zeminden besleniyorlar.

Devlet içindeki çetelerin varlığı Susurluk olayı ve davasıyla birlikte ilk kez belgelendi. Susurluk çetesi davası sembolik bir yargılamayla sonlandırıldı. Silah, cephane, onca bilgi ve belgeye rağmen dokunulmazlıklara dokunulmayarak kutsal ittifak adeta hukuken aklandı. Ülkenin namuslu vatandaşlarına, bu tür yöntemlere başvuran devletin kutsallığı ve dokunulmazlığı bir kez daha hatırlatıldı. Ve ardından ülkenin dört bir yanında çeteler cirit atmaya devam etti. Öyle çok çoğaldılar ki ad konulmakta zorlanılır hale gelindi.

Susurluk demokratikleşme için bir başlangıç olabilirdi, basireti bağlanmış siyasetçiler ile siyasallaşma kıskacındaki yargı sayesinde bu olanak heba edildi…

Bugün 10 yıl aradan sonra söylenecek tek söz; SUSURLUKLARDAN HESAP SORACAK İRADE BU ÜLKEDE BİR GÜN MUTLAKA YARATILACAKTIR..!

Tayfun GÖRGÜN
Genel Başkan Vekili

SAYFA BAŞINA DÖN

Dev.Maden-Sen Yayın Kurulu tarafından tasarlanmıştır,
Site içeriği kaynak gösterilmek kaydıyla kullanılabilir.