11 Aralık 2009: NEREYE KADAR?

NEREYE KADAR?

11 Aralık 2009

Bursa'nın Mustafakemalpaşa İlçesinde, Çalışma Bakanı'nın belirttiği üzere Mayıs ayında denetlenmiş olan bir işletmede dinamit patlatılması sonrası grizu patlaması, ardından göçük ve kitlesel bir kıyım gerçekleşti.

Ondokuz canı kaybettik.

Başka sektörlerde birer birer oluyor ve her biri acı veriyor ama bizim sektörümüzde ölümler toptan gerçekleşiyor.

Oralarda da sendikal örgütlenmeye direniş iş güvenliğini yok ediyor burada da.

Bakanlığın denetim mekanizması gözümüzün içine baka baka iğdiş edildikten sonra mevzuata uymama konusunda sabıkalı bir işletme Mayıs ayında denetlenmiş...

Sonra?

Mayıs - Aralık döneminde denetlemenin sonuçlarını kim izledi?

Küresel kriz sonrası, hala ve hala ve bile bile ölümü içine çeken çaresiz kot kumlama işçileri gibi, işsizlik tehlikesine karşı maden ocaklarının yüzlerce metre derinliğine inmeye mecbur olan, ve bu işe girebilmiş oldukları için bir yanıyla mutlu olan maden işçilerinin her biri, birer birey olarak, zaten zor ele geçirdikleri bir işi tehlikeye atmak bahasına, büyük olasılıkla haberdar olmadıkları denetleme sonuçlarını ve hatta bütün iş güvenliği mevzuatına aykırı uygulamaları, tekrar edelim birer birey olarak mı denetleyeceklerdi?

Ergenekon davası süreci daha önce sadece siyasilere has olduğu sanılan dokunulmazlıkların nasıl askeri ve sivil bürokrasi ve yüksek yargı mensuplarını koruduğunu açığa çıkardı. Ancak sermaye sahiplerinin yukarıda anılan kesimlerle işbirliği içinde nasıl bir dokunulmazlık zırhına sahip olduklarını sadece biz, işçiler, biliyoruz.

Bütün iş mevzuatı ve ilgili kısımlarıyla ceza mevzuatının, bizim Sendika olarak iyi tanıdığımız Bolu/Mengen/Gökçesu'daki Üçpınar ve Kuzey Anadolu maden işletmelerinin, sendikal örgütlenme çabalarına hukuk dışı yöntemlerle karşı koyan ve bu nedenle suç işleyen ve mahkemelerde hüküm giyen sahibini, açtığımız davaları kaybetmiş olmasına rağmen nasıl cezalandıramadığını biliyoruz.

Kazanın gerçekleştiği Bükköy Madencilik işletmesinin sahibi de aynı kişi.

Sendikal örgütlenmenin olmadığı ve, herhalde, olamadığı bu işletmede - Bursa, Mustafakemalpaşa - denetleme sonrası yapılan uyarıların gerektirdiği tedbirlerin yeterli bir izleme mekanizması olmaksızın alınacağına inanmak ya da inanmış gibi yapmak için, herhalde, Çalışma Bakanlığı görevlisi olmak gerek.

Henüz olay taze. Çalışma Bakanı zeminin gevşekliğinin kurtarma çalışmalarında makine kullanımına izin vermediğini açıkladı. Yani facianın olması için sadece dinamit kullanılmış olması bile yeterli olabilir, grizu patlaması açıklamaları da "bu işte böyle şeyler olağandır" diyen Zonguldak'tan bazı "meslek" sahiplerinin açıklamalarına uygun biçimde bir şeyleri örtme çabaları olabilir. Gerçeği önümüzdeki günlerde öğreneceğiz.

Daha bu yazı yazılmadan işletme sahibinin, o ilçedeki en büyük işveren sıfatıyla, yargı, bilirkişi ve benzeri kendisini cezadan kurtarmak için gerekli ilişkileri kurduğunu tahmin etmek zor değil.

Sermaye güçlü ve dokunulmaz, şimdilik.

Yukarıdan aşağı, aşağıdan yukarı bütün bu dokunulmazlıkları ortadan kaldıracağız. Temel insan hak ve özgürlükleri dokunulmaz olacak sadece.

Ancak 19 canımızı geri getirmemiz mümkün değil.

Acımız büyük.

SAYFA BAŞINA DÖN

Dev.Maden-Sen Yayın Kurulu tarafından tasarlanmıştır,
Site içeriği kaynak gösterilmek kaydıyla kullanılabilir.