24 Şubat 2010: ŞENTAŞ LİNYİT OCAĞI EMEKÇİLERE MEZAR OLDU!

SENDİKAL ÖRGÜTLENME YOK, İŞ GÜVENLİĞİ DE YOK!
ŞENTAŞ LİNYİT OCAĞI EMEKÇİLERE MEZAR OLDU!

24 Şubat 2010

Gün geçmiyor ki maden ocaklarından kara haberler gelmesin. Gün geçmiyor ki madenci köyleri kan, gözyaşı ve ağıtlarla yasa boğulmasın. İşte bu kez yeni bir haberle çalkalandı madenci köyleri. 23 Şubat 2010 tarihinde, saat: 18.00 civarında Balıkesir'in Dursunbey ilçesine bağlı Odaköy'de ŞENTAŞ Madencilik firmasına ait linyit Ocağının 250 metre derinliklerinde meydana gelen grizu patlaması 1 mühendis 12 işçi toplam 13 insanın yaşamını sonlandırdı. Ocakta bulunan 33 işçi ise yaralı kurtarılarak Dursunbey, Balıkesir, Bursa ve İzmir devlet hastanelerine kaldırıldı. Yaşamını yitirenler 24 Şubat 2010 tarihinde değişik yerlerde toprağa verildiler.

ŞENTAŞ firması hepimizin yakından tanıdığı sicili bozuk bir maden işletmesi. Balıkesir Ticaret Odası Meclis Başkanı olan Erhan Ortaköylü'ye ait ŞENTAŞ Madencilik Dursunbey'de şu anda iki linyit ocağı işletiyor. İşveren grizu faciası sonrasında yaptığı ilk açıklamada, "biz madenciler bununla yaşamak zorundayız" dedi. 2 Haziran 2005de, 1 Haziran 2006da ve 1 Ekim 2009da meydana gelen grizu patlamaları sonucu 17 insanın öldüğünü, 16 işçinin yaralı kurtulduğunu hatırlayanlar için bu "ölümler sürecek" demektir. Ocaklarda önlem almayı pahalı bulan ve bunun yerine dini bayramlarda ucuz hediye paketleriyle işçilerin ve yöredeki köylülerin gözlerini boyayan HAYIRSEVER İŞADAMI Erhan Ortaköylü, bu ölümlere alışmış olabilir ama işçiler ve bizler asla alışmayı düşünmüyoruz. İşletme binasına kocaman, "ÖNCE İNSAN" yazanların bu yazıyı öncelikle yüreklerine yazmalarını öneriyor ve ocaklarda gerekli önlemleri almalarını bekliyoruz.

İşçi ölümleriyle ilgili suçluluk psikolojisiyle savunmaya geçen işveren, işletmede İş Sağlığı ve Güvenliği yönünden bir sorun olmadığını, 20 gün önce incelemeye gelen bakanlık müfettişlerinin de buna tanık olduğunu ileri sürdü. İşveren, metan gazı ölçümleriyle ilgili erken uyarı cihazına sahip olduklarını iddia ederken, işçilerin 20 gündür ocaklarda gaz alarmı verilmesine rağmen çalıştırıldıklarını kamuoyunun bilmediğini sanıyordu. Var olduğu iddia edilen cihazın galeri metan gazı alarmı verirken mevcut gazı nasıl tespit edemediği sorusu ise boşlukta kaldı.

Balıkesir'de grizu patlamasında 13 insanın yaşamını yitirdiği gün, Ankara'da Dedeman otelinde Uluslararası Çalışma Örgütü (ILO) Temsilciliği öncülüğünde, Türkiye'nin imzalamadığı maden işletmecileri ve hükümetlere önemli sorumluluklar yükleyen ILO'nun 176 numaralı sözleşmesiyle ilgili çalıştay vardı. Grizu faciasından yaklaşık 90 dakika önce biten çalıştaya TTK, TKİ, ÇSGB bürokratları, Maden Mühendisleri Odası temsilcisi, Genel Maden-İş, Türkiye Maden-İş ve Dev.Maden-Sen'den yönetici ve uzmanlar katıldı. Ne acıdır ki bu çalıştay sürecinde de mezarlığa dönen özel sektör madenciliği konuşuldu. Öyle ki caydırıcı yaptırımlarla özel sektörü yola getirmek çareyken, mevzuat değişikliliklerinden medet umulur hale gelindi.

Bugün, Şentaş Şirketler Grubu'nun web sitesinde http://www.senmadencilik.com.tr/ yaşanan iş cinayetiyle ilgili üzüntü belirten tek bir satırın olmaması da yine işverenin insana bakışını açıkça ortaya koymaktadır.

Tüm yetkilileri bir kez daha uyarıyor ve göreve çağırıyoruz. Özel sektör maden ocakları artık kan ve gözyaşıyla anılmamalıdır. Bunun biricik yolu ise gerekli önlemlerin alınması almayanların ise üretimden alıkonularak cezalandırılmasıdır.

Yaşamlarını yitiren işçilerin ailelerinin ve dostlarının acılarını paylaşıyor ve başsağlığı diliyoruz.

DEV.MADEN-SEN YÖNETİM KURULU

SAYFA BAŞINA DÖN

Dev.Maden-Sen Yayın Kurulu tarafından tasarlanmıştır,
Site içeriği kaynak gösterilmek kaydıyla kullanılabilir.