19 Mayıs 2010: ZONGULDAK'TA MADEN İŞÇİLERİ YAŞAMA SAVAŞI VERİYOR!

ZONGULDAK'TA MADEN İŞÇİLERİ YAŞAMA SAVAŞI VERİYOR!

19 Mayıs 2010

Zoguldak'ta kaygılı bekleyiş, 2010

Madencilik sektöründe sağlıklı, güvenli, çağdaş bir çalışma ortamının yaratılması konusunda gerekli adımları atmayanlar, ayak sürüyenler, bu acı tablonun böyle devam etmesini isteyenlerdir.

Daha dün Tavşanlı'da toprağa verilen iki madencinin mezar toprağına serpilen su kurumadan bu kez Zonguldak'tan gelen kara haber hepimizi üzüntüye boğdu. Türkiye Taşkömürü Kurumu'nun (TTK) Karadon Müessese Müdürlüğüne bağlı maden ocağında hazırlık işi yapan Yapı-Tek şirketinin faaliyeti sırasında, 17 Mayıs Pazartesi günü, saat: 13:10da gerçekleşen patlamada 10 işçi yaralı olarak kurtarıldı, mahsur kalan 30 çalışanın kurtarılma çalışmaları ise sürüyor. Patlamanın büyük bir alanı etkilediği, oluşan göçüğün temizlenmesinde sıkıntı yaşandığı, yeraltında kalanlara bu nedenle hala ulaşılamadığı belirtiliyor.

Cumhurbaşkanımızın geçte olsa konuyla ilgilenmesini değerli buluyor, duyarlılığının kamu denetimi eksiğinin giderilmesi ve yasal boşlukların tamamlanmasıyla ilgili de önemli olacağını düşünüyoruz. Zoguldak'ta kaygılı bekleyiş, 2010

Sağlam tahkimatı olan, yeterli havalandırma sistemiyle düzenli havalandırılan, iş şağlığı ve güvenliği yönünden alınması gerekli tüm önlemlerin alındığı bir ocakta rastlanılmayacak bir iş cinayetine daha tanık oluyoruz. Yaşananlara kaza demek mümkün değildir. Ocaklarda asılı olan "Görünmeyen kaza dediğin senin görmediğindir" iş güvenliği levhaları tam da bunu ifade ediyor. Alınmayan önlemler, maliyet unsuru olarak değerlendirildiği için yapılmayan yatırımlar başka ne sürprizlere yol açabilir ki?

Küçük bir mahalle bakkalının önemsiz bir eksiğini abartarak açılışına izin vermeyen anlayışın, onca eksikliğe rağmen insan hayatına malolacak bir faaliyete izin verebilmesini anlamak mümkün mü?

Kaçak ocakları ve TTK'nın taşeron şirketleriyle meşhur madenci başkenti Zonguldak şimdi yasta. Devlet erkanının yoğunlaştığı Zonguldak'ta, daha önceki "maden kazaları"nda olduğu gibi bol bol "üzüntü" mesajları uçuşuyor. Maden ocaklarını mezbahaya çeviren anlayış yıllardır yapılması gerekenleri yapmamakta direniyor. Sürekli hatırlattığımız, "kamunun denetim ve yaptırım koşullarının yeniden düzenlenmesi, yeterli iş sağlığı ve güvenliği önlemlerinin alınması ve uygulamada taviz verilmemesi" uyarımız duymazlıktan geliniyor.

Madencilik sektörüne ait son altı aylık verilere baktığımızda ruhumuzu karartan sonuçlarla karşılaşıyoruz. 12 Ocak 2010 tarihinden bu yana Türkiye'de faaliyet yürüten özel sektör maden ocaklarında yaşanan; Elazığ Alacakaya (1), Kastamonu Azdavay Deka Madencilik (1), Zonguldak Gelik, Elazığ Alacakaya (1) Balıkesir Dursunbey Şentaş Madencilik (16) Manisa Soma Ege Linyitleri (1) Zonguldak Demir Madencilik (1) Zonguldak Kilimli Zirve Madencilik (1) Diyarbakır Lice Toprak Mermer (1) Aydın Şahnalı (2) Kütahya Tavşanlı Talya Madencilik (2) sözde "iş kazaları"nda yaşamını yitiren işçilerin sayısı 27, yaralı olarak kurtarılanların sayısı ise 20 olarak kayıtlara geçmiş durumda. Madencilik sektöründe sağlıklı, güvenli, çağdaş bir çalışma ortamının yaratılması konusunda gerekli adımları atmayanlar, ayak sürüyenler bu acı tablonun böyle devam etmesini isteyenlerdir.

Her geçen dakikanın ne kadar önemli olduğunu biliyor ve kaygıyla beklemeyi sürdürüyoruz. 30 madenci arkadaşımızın sağ salim kurtulmasını umuyoruz.

Dev.Maden-Sen
Yönetim Kurulu

SAYFA BAŞINA DÖN

Dev.Maden-Sen Yayın Kurulu tarafından tasarlanmıştır,
Site içeriği kaynak gösterilmek kaydıyla kullanılabilir.