2 Haziran 2010: DİSK İSRAİL'İN İNSANİ YARDIM KONVOYUNA SALDIRISINI PROTESTO ETTİ!

DİSK İSRAİL'İN İNSANİ YARDIM KONVOYUNA SALDIRISINI PROTESTO ETTİ!

2 Haziran 2010

DİSK/Ankara, 2010

Gazze'deki Filistinlilerin ihtiyaç duyduğu malzemeleri taşıyan insani yardım gemisi Mavi Marmara, 31 Mayıs Pazartesi sabaha karşı uluslararası sularda İsrail askerlerinin saldırısına uğradı. Bu vahşi saldırı sonucu 16 kişi yaşamını yitirirken, 610 kişi de gözaltına alınarak cezaevine atıldı.

Filistin halkıyla dayanışmak ve İsrail'in sergilediği bu vahşete karşı dünya kamuoyunu harekete geçirmek amacıyla DİSK 1 Haziran 2010 tarihinde, saat: 12:30da ülke çapında eylemler gerçekleştirdi. Bu eylemlerden biri de Ankara Kızılay'da gerçekleşti. DİSK Ankara Bölge Temsilciliği saat: 12:30da Kızılay merkezde kitlesel basın açıklamasıyla İsrail'i protesto etti. "İSRAİL'İN FİLİSTİN HALKINA DÖNÜK SALDIRILARINI KINIYORUZ" pankartı ardında gerçekleşen basın açıklamasını DİSK Ankara Bölge Temsilcisi Kani BEKO yaptı.

"KATİL ABD ORTADOĞUDAN DEFOL" "İKİLİ ANTLAŞMALAR İPTAL EDİLSİN - KATİL İSRAİL FİLİSTİNDEN DEFOL" "FİLİSTİN HALKI YALNIZ DEĞİLDİR" "YAŞASIN FİLİSTİN DİRENİŞİ" "KAHROLSUN İSRAİL SİYONİZMİ" sloganları arasında konuşan BEKO şunları söyledi:

"31 Mayıs'ta sabaha karşı insani yardım amacı ile Gazze'ye yardım taşıyan Mavi Marmara gemisi ile diğer 5 gemiden oluşan filo, İsrail askerlerinin insanlık dışı saldırısına muhatap kalmışlar ve Mavi Marmara gemisinde sivillere açılan ateş sonucu çok sayıda kişi hayatını kaybetmiştir. DİSK, bu vahşi saldırıyı şiddetle kınamakta ve Ortadoğudaki gidişattan derin kaygı duymaktadır.

Hiçbir neden insani yardım amacı ile yola çıkan, sivil insanlara yönelik bu katliamı mazur gösteremez. İsrail'in uluslararası hukuku ayaklar altına alarak yaptığı bu saldırı, Birleşmiş Milletlerin bugüne kadar İsrail'e karşı gösterdiği toleransın ve yaptırımsızlığın sonucu olan bir cesaretin ürünüdür.

İsrail'in Gazze'ye insani yardım götüren gemilere düzenlediği saldırı orta çağ korsanlığını çağrıştıran bir eylem olarak insanlığın hafızasına işlenmiştir.

İsrail Devleti, ABD'den aldığı güçle Ortadoğu coğrafyasındaki saldırganlıklarına bir yenisini eklemiştir. İsrail'in bu saldırıyı yapma cüretini ABD'nin Ortadoğudaki askeri ve politik varlığından aldığı bilinen bir gerçekliktir.

Bu saldırganlığın ABD'nin son yıllarda bölgeyi enerji kaynakları ve yönetsel açılardan tümüyle ABD çıkarları ekseninde kontrol almayı amaçlayan Büyük Ortadoğu Projesinden kaynaklandığının iyi bilinmesi gerekmektedir. Bu saldırının zemini Büyük Ortadoğu Projesinde aranmalıdır.

Başbakan'ın bu projenin eş başkanı olduğunu ilan ettiği ve bu coğrafyadaki ABD varlığı ve etkinliğinin temelde İsrail'e dayandığı düşünülürse sanıyoruz AKP Hükümetinin ülkemizi bu projeye dahil etme kararını yeniden düşünmesi gerekecektir.

Bunun yanında, AKP hükümeti, yardım gemilerinin Gazze'ye doğru hareketinden bu yana, yaşanan krizi iyi idare edememiş, yardım gemilerinin büyük bir risk alarak, sivillerle beraber, açık hedef olacak bir biçimde, diplomatik dengeleri kurmadan yola çıkmasına rıza göstermiştir, Türkiye bu sürecin sonucunda ciddi bir uluslararası krizin temel taraflarından bir haline gelmiştir.

Filistin sorununun çözümü, Birleşmiş Milletler kararları doğrultusunda, İsrail işgalinin sona ermesi ve askerin geri çekilmesi, egemen Filistin devletinin varlığının kabul edilmesinden geçmektedir. Bu açıdan;

AKP hükümeti bundan sonra sürece akli selim olarak yaklaşmalı, krizin çözümü noktasında uluslararası kamuoyunu harekete geçirerek İsrail'in bu alanda mahkum edilmesini sağlamalı, "one minute" ucuzluğu dışında İsrail'e karşı sahici yaptırımlara başvurulmalı ancak gerginliğin çatışmalı bir sürece gitmesinin önüne geçmelidir.

Bu sürecin Yahudi yurttaşlarımıza yönelik bir saldırı dalgasına dönüşmemesi için gerekli önlemler alınmalı, kamuoyunun konu üzerinde özel bir hassasiyet göstermesi için çaba sarfedilmeli, ırkçı ve Yahudi düşmanı söylemlere karşı yaptırımlar geliştirilmelidir.

Gazze'ye uygulanan ambargo hemen kaldırılmalı ve insani yardımın en geniş ölçülerde hemen ulaştırılması uluslararası düzeyde güvence altına alınmalıdır. Bu bağlamda mevcut yardımların Gazze'ye ulaşması derhal sağlanmalıdır.

İsrail devletine karşı uluslararası boyutta etkili yaptırımlar gündeme getirilmeli, olayın sorumluları açığa çıkartılarak, uluslararası düzeyde mahkûm edilmelidir.

Türkiye, somut bir yaptırım olarak İsrail'le bütün askeri işbirliği anlaşmalarını ve askeri ihaleleri iptal etmeli, İsrail'le ilişkilerini mesafeli bir düzeye çekmelidir.

Saldırı sonucu yaralananların tedavisi için gerekli girişimlerde bulunulmalı, saldırıya muhatap kalanların güvenli bir şekilde evlerine dönmeleri sağlanmalıdır.

DİSK, başta Uluslararası Sendikalar Konfederasyonu ITUC ve Avrupa Sendikalar Konfederasyonu ETUC olmak üzere uluslararası sendikal harekete, acil çağrıda bulunarak, üye sendikaların hükümetleri üzerinde baskı kurmasını, böylelikle İsrail'in yaptığı bu insanlık dışı saldırıyı kınamalarını ve insani yardımların güvenli bir biçimde yerlerine ulaştırılması için uyarı grevinde bulunmalarını talep edecektir."

SAYFA BAŞINA DÖN

Dev.Maden-Sen Yayın Kurulu tarafından tasarlanmıştır,
Site içeriği kaynak gösterilmek kaydıyla kullanılabilir.