DUYURULAR

YİNE BİR ÖZEL KÖMÜR OCAĞINDA GÖÇÜK: 1 ÖLÜ, 1 YARALI!

11 Temmuz 2010

AA ve DHA'nın verdiği haberlere göre Zonguldak'ın Gelik beldesinde özel kömür ocağında meydana gelen göçükte bir işçi öldü, bir işçi yaralandı.

Olay, saat 16.30 sıralarında, Bahadır Kardeşler Madencilik'e ait kömür ocağında meydana geldi. 16.00-24.00 vardiyasında tavan çökmesi sonucu kömür yığının altında kalan 29 yaşındaki Hüseyin Yavuzoğlu olay yerinde yaşamını yitirirken, 35 yaşındaki Ramazan Dönmez son anda kaçarak yaralı olarak kurtuldu. Arkadaşlarının çabalarıyla göçükten çıkarılan Yavuzoğlu'nun cenazesi Zonguldak Atatürk Devlet Hastanesi morguna konulurken, Dönmez ise aynı hastanede tedavi altına alındı.

Olayla ilgili soruşturma başlatıldığı bildirildi.



Yaşamını yitiren maden emekçileri

KALE MADENCİLİKTEKİ İŞ CİNAYETİ ÖZEL SEKTÖRDE HİÇBİR ŞEYİN DEĞİŞMEDİĞİNİN GÖSTERGESİDİR!

11 Temmuz 2010

7 Temmuz Çarşamba günü, saat 10.30 civarında, Edirne Keşan'a bağlı Küçükdoğanca Köyü sınırlarında Ali Osman Kale ve kardeşlerine ait Kale Madencilik A.Ş.'nin linyit Ocağında meydana gelen "kaza"yı üzüntüyle öğrendik. Yangın sonucu galeride maden işçilerinden Yunus AKBAŞ, Halil AÇIKGÖZ ve Volkan Hamarat mahsur kalmış, geçen uzun zamanın ardından bugün saat: 21:15'de işçilerin cansız bedenlerine ulaşılmıştır. Kurtarma çalışmalarını kaygıyla izleyen milyonlarca insanın, "dileriz Zonguldak gibi olmaz" söz ve temennileri boşa çıkmıştır.

Kale madencilik sektörle ilgilenenler için bilinmez bir şirket değildir. Epeyce eski olduğunu, daha öncede ocaklarında grizu sonucu meydana gelen patlamadan 3 işçinin yaralı olarak kurtarıldığını biliyoruz. Şirketin yörede başka ocaklarının da faaliyette olduğu, bahse konu ocağın ÇSGB müfettişlerince 26 Haziranda denetlendiği, belirlenen eksikliklerin giderilmesi için süre verildiği, yaşanan sözde kazanın da bu eksiklerin giderilmesi sürecinde gerçekleştiği bilgisine sahibiz.

Açıklamanın tümü>>>

DİSK/İstanbul, 2010

DİSK, SENDİKAL HAK İHLALLERİNİ ILO KONFERANSINA TAŞIYOR!

5 Haziran 2010

2 Haziran'da İsviçre'nin Cenevre kentinde başlayan Uluslararası Çalışma Örgütü'nün (ILO) 99. Genel Konferansı devam ediyor.

Türkiye bir kez daha sendikal hak ve özgürlükler konusunda ILO masasında. 18 Haziran 2010 tarihine kadar sürecek ILO Konferansına bir heyetle katılacak olan DİSK, ülkedeki sendikal hak ihlallerini ILO gündemine taşıyacak.

DİSK Genel Başkanı Süleyman ÇELEBİ, DİSK Genel Merkezinde, Yönetim Kurulu Üyeleriyle birlikte düzenlediği basın toplantısında, devam eden ILO Konferansı ve DİSK'in çalışmaları hakkında bilgi verdi.

Açıklamanın tümü>>>

Konuyla ilgili olarak DİSK tarafından hazırlanan broşür>>>





MADEN KANUNU TASARISI İŞ SAĞLIĞI ve GÜVENLİĞİNDEN YOKSUN BU HALİYLE ÇIKMAMALI!

4 Haziran 2010

Madencilik sermayeye adeta altın tepsiyle sunuluyor. Maden Kanunu Tasarısında, yerin altında iken hiçbir değeri olmayan, onu ölümüne çalışarak yerüstüne çıkarıp insanlığın hizmetine sunan işçinin yeri görünmüyor. Dolayısıyla işçiler ve onların ekmek teknesi maden havzaları "kader"ine terk ediliyor...

"Maden Kanunu ve bazı Kanunlarda değişiklik yapılmasına dair Kanun Tasarısı" TBMM Sanayi, Ticaret, Enerji, Tabii Kaynaklar, Bilgi ve Teknoloji Komisyonunda görüşülerek Meclis Genel Kurulu'na sevk edildi. Önümüzdeki günlerde TBMM gündemine gelmesi beklenen tasarı birçok yönüyle kaygılarımıza neden olmaktadır.

Açıklamanın tümü>>>





DİSK/Ankara, 2010

DİSK İSRAİL'İN İNSANİ YARDIM KONVOYUNA SALDIRISINI PROTESTO ETTİ!

2 Haziran 2010

Gazze'deki Filistinlilerin ihtiyaç duyduğu malzemeleri taşıyan insani yardım gemisi Mavi Marmara, 31 Mayıs Pazartesi sabaha karşı uluslararası sularda İsrail askerlerinin saldırısına uğradı. Bu vahşi saldırı sonucu 16 kişi yaşamını yitirirken, 610 kişi de gözaltına alınarak cezaevine atıldı.

Filistin halkıyla dayanışmak ve İsrail'in sergilediği bu vahşete karşı dünya kamuoyunu harekete geçirmek amacıyla DİSK 1 Haziran 2010 tarihinde, saat: 12:30da ülke çapında eylemler gerçekleştirdi. Bu eylemlerden biri de Ankara Kızılay'da gerçekleşti. DİSK Ankara Bölge Temsilciliği saat: 12:30da Kızılay merkezde kitlesel basın açıklamasıyla İsrail'i protesto etti. "İSRAİL'İN FİLİSTİN HALKINA DÖNÜK SALDIRILARINI KINIYORUZ" pankartı ardında gerçekleşen basın açıklamasını DİSK Ankara Bölge Temsilcisi Kani BEKO yaptı.

"Hiçbir neden insani yardım amacı ile yola çıkan, sivil insanlara yönelik bu katliamı mazur gösteremez. İsrail'in uluslararası hukuku ayaklar altına alarak yaptığı bu saldırı, Birleşmiş Milletlerin bugüne kadar İsrail'e karşı gösterdiği toleransın ve yaptırımsızlığın sonucu olan bir cesaretin ürünüdür.

İsrail'in Gazze'ye insani yardım götüren gemilere düzenlediği saldırı orta çağ korsanlığını çağrıştıran bir eylem olarak insanlığın hafızasına işlenmiştir."

Açıklamanın tümü>>>





Karadon, 2010

ZONGULDAK, KARADON'da 28 MADEN İŞÇİSİNİN CANSIZ BEDENLERİNE ULAŞILDI!

21 Mayıs 2010

İKTİDAR 28 MADEN EMEKÇİSİNİN CANSIZ BEDENİNE ULAŞMAYI BAŞARDI. Karadon, 2010

Karadon, 2010

Karadon, 2010

MADEN EMEKÇİLERİ BU CEHENNEMDEN İKTİDARIN HİMMETİYLE DEĞİL TIPKI KOT TAŞLAMA ve TERSANE EMEKÇİLERİ GİBİ KENDİ ÖRGÜTLENME ve MÜCADELESİYLE ÇIKACAK ve AYNAYI TÜM EMEK DÜŞMANLARININ YÜZÜNE TUTACAK! Karadon, 2010









Zoguldak'ta kaygılı bekleyiş, 2010

ZONGULDAK'TA MADEN İŞÇİLERİ YAŞAMA SAVAŞI VERİYOR!

19 Mayıs 2010

Daha dün Tavşanlı'da toprağa verilen iki madencinin mezar toprağına serpilen su kurumadan bu kez Zonguldak'tan gelen kara haber hepimizi üzüntüye boğdu. Zoguldak'ta kaygılı bekleyiş, 2010

Sağlam tahkimatı olan, yeterli havalandırma sistemiyle düzenli havalandırılan, iş şağlığı ve güvenliği yönünden alınması gerekli tüm önlemlerin alındığı bir ocakta rastlanılmayacak bir iş cinayetine daha tanık oluyoruz. Yaşananlara kaza demek mümkün değildir. Ocaklarda asılı olan "Görünmeyen kaza dediğin senin görmediğindir" iş güvenliği levhaları tam da bunu ifade ediyor. Alınmayan önlemler, maliyet unsuru olarak değerlendirildiği için yapılmayan yatırımlar başka ne sürprizlere yol açabilir ki?

Küçük bir mahalle bakkalının önemsiz bir eksiğini abartarak açılışına izin vermeyen anlayışın, onca eksikliğe rağmen insan hayatına malolacak bir faaliyete izin verebilmesini anlamak mümkün mü?

Her geçen dakikanın ne kadar önemli olduğunu biliyor ve kaygıyla beklemeyi sürdürüyoruz. 30 madenci arkadaşımızın sağ salim kurtulmasını umuyoruz.

Yönetim Kurulu açıklamasının tümü>>>





MADEN OCAKLARI CAN PAZARI!
Talya madencilikte bir işçi yaşamını yitirdi, bir diğer işçiye ise hala ulaşılamadı!

14 Mayıs 2010

Müfettiş raporları yine gözardı edildi: Üretimin durdurulması gerekirken sürdürülmesine göz yuman yetkililerin işçilerin ölümünde ağır sorumluluğu var!

Kütahya'nın Tavşanlı ilçesine bağlı Yörgüç Köyü sınırları dahilinde faaliyet yürüten Talya Madencilik linyit ocağında, 13 Mayıs Çarşamba gecesi, saat: 22:30 civarında meydana gelen göçükte 1 işçi yaşamını yitirdi, 5 işçi kurtarıldı. Göçük altındaki Ali Osman OKTAY'ı kurtarmaya dönük çalışmalar ise Türkiye Kömür İşletmeleri'ne bağlı Garp Linyitleri İşletmesi (GLİ) kurtarma ekiplerince sürdürülüyor. Ancak kurtarma ekipleri ve işçiler, Ali Osman OKTAY'ın yaşamından umutlarını kesmiş durumda.

21 Nisan 2005 tarihinde Gediz'de 18 maden işçinin öldüğü grizu patlamasından yaralı kurtulan 36 yaşındaki Süleyman KOÇ, Yörgüç'deki göçükte can verdi.

Yönetim Kurulu açıklamasının tümü>>>





Gümüşyazı işçileri, 2010

SENDİKAL NEDENLE İŞTEN ATILDIĞI YARGITAY'CA ONAYLANAN MADEN İŞÇİLERİ İŞBAŞI YAPTI!

10 Mayıs 2010

1 Mart 2010 tarihinde Yargıtay 9. Hukuk Dairesi'nin verdiği karar Gülşehir maden ocaklarında çalışan ve işten atılan işçiler arasında büyük bir sevinç yarattı. İşçilerin sendikaya üye olduğu için işten atıldığını onaylayan bu karar; sendikasız, güvencesiz, düşük ücretle günde 10-12 saat çalıştırılan maden işçilerinin hak arama mücadelesine güç kattı.

Sendikamız, işverenin Yargıtay kararlarını hileli yöntemlerle aşmasına sessiz kalmayacağını bugüne kadar göstermiştir ve bundan sonra da aynı kararlılığını sürdürecektir.

Sendikal hak ve özgürlükler mücadelesinin yasadışı yöntemlerle engellendiği ülkemizde, başta ÇSGB ile Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı olmak üzere tüm kurumları görevlerini layıkıyla yapmaya, maden ocaklarındaki inceleme sonucu tespit edilen eksiklerin takibine ilişkin daha özenli davranmaya davet ediyoruz.

Yönetim Kurulu açıklamasının tümü>>>





Yargıtay 9. Hukuk Dairesi onayladı:
MADEN İŞÇİLERİ SENDİKAYA ÜYE OLDUĞU İÇİN İŞTEN ATILMIŞTIR!

21 Nisan 2010

Gülşehir/Nevşehir'de HAYRİ SÖYLEMEZ GÜMÜŞYAZI KÖMÜR OCAĞI'nda, olumsuz koşullarda çalışan işçiler 18.9.2008 tarihinde sendikamıza üye oldular. İşçilerin sendikamıza üye olduğunu duyan işveren, sendikadan istifa etmeleri için baskı uygulayıp işten atmakla tehdit etti. İşçilerin sendika üyeliğinin Anayasal hakları olduğunu belirtmeleri ve istifaya karşı direnmeleri üzerine, işveren 19.9.2008 tarihinde işletmenin bir köşesine astığı yazı ile işçilerin iş akdini feshettiğini ilan etti. İşverenle görüşmelerimiz sonuç vermedi ve süreç içinde taşeron sistemini devreye sokarak üretimi sürdürdü.

Üyelerimizin iş akdinin haksız feshinin ardından İş Mahkemesi sıfatıyla Gülşehir Asliye Hukuk Mahkemesi'ne dava açıldı. Mahkeme işçilerin sendikaya üye olduğu için işten atıldığına karar verdi. Temyiz için Yargıtay 9. Hukuk Dairesi'ne giden dava, 1 Mart 2010 tarihinde onaylandı.

Yargıtay kararının sendikal hak ve özgürlüklerin kullanımı açısından değerli olduğu ancak, tek başına yetmeyeceği bir gerçektir. Hükümet, ILO ve diğer uluslararası sözleşmelerle çelişen ve sendikal örgütlenmeyi kısıtlayan yasaları biran önce değiştirmelidir. İşçi Sağlı ve Güvenliğiyle İlgili yasa, tüzük ve yönetmelikler çağdaş bir seviyeye çıkarılmalı, bu çalışmalarda sendikaların öneri ve eleştirileri dikkate alınmalıdır. Maden işçilerinin ölüm ve yaralanmalarla sonuçlanan iş cinayetlerini önlemeyen ve yasalara saygı göstermeyen işverenlere karşı hoşgörülü davranılmamalıdır.

Yönetim Kurulu açıklamasının tümü>>>





Basın açıklaması, Eğitim-Sen, Elazığ, 12 Nisan 2010

ETİ KROM'da İŞÇİ KIYIMI SENDİKAL MÜCADELEMİZİ DURDURAMAZ!

12 Nisan 2010

Elazığ ETİ KROM işçilerinin Dev.Maden-Sen'de örgütlenme çabaları karşısında işveren 10 Nisan 2010'da 19 işçiyi yasa dışı bir biçimde işten çıkardı.

Sendikamız 12 Nisan 2010'da Eğitim-Sen Elazığ Şubesinde demokrasi güçlerinin de desteği ile konuya ilişkin bir basın açıklaması yaptı.

Basın açıklamasının metni>>>





MADEN MÜHENDİSLERİ ODASININ KAZAYLA İLGİLİ AÇIKLAMASI:
KAZALARIN KADER OLARAK GÖSTERİLMESİNE SON VERİLSİN!

27 Şubat 2010

Balıkesir'in Dursunbey ilçesinde özel sektöre ait yeraltı kömür işletmesinde 23 Şubat 2010 tarihinde  grizu patlaması sonucu meydana gelen iş kazasında 1'i maden mühendisi, 13 kişi hayatını kaybetmiş, 6'sı ağır, 20 işçi de yaralanmıştır. Kazanın duyulmasının ardından Odamız yetkilileri ve iş güvenliği uzmanlarımız olay yerine hareket ederek gelişmeleri yakından izlemiştir. 

Son yıllardaki kaza istatistikleri incelendiğinde, özellikle madencilik sektöründe iş kazalarının belirgin bir şekilde artarak devam ettiği görülmektedir. Odamız kayıtlarına göre, 2008 yılında 43 maden çalışanı iş kazası sonucu yaşamını yitirmişken, 2009 yılında bu sayı 92'ye yükselmiş, 2010 yılının ilk iki ayında ise 19'a ulaşmıştır. Özellikle yeraltı kömür madenciliği, işçi sayısı başına düşen kaza ve ölüm sıralamasında bütün sektörlerin başında yer almaktadır. Bu nedenle, madencilik sektörü daha yakından izlenmeli, değerlendirilmeli ve kaza önleme çalışmalarına daha fazla ağırlık verilmelidir.

Açıklamanın tümü>>>



SENDİKAL ÖRGÜTLENME YOK, İŞ GÜVENLİĞİ DE YOK!
ŞENTAŞ LİNYİT OCAĞI EMEKÇİLERE MEZAR OLDU!

24 Şubat 2010

Gün geçmiyor ki maden ocaklarından kara haberler gelmesin. Gün geçmiyor ki madenci köyleri kan, gözyaşı ve ağıtlarla yasa boğulmasın. İşte bu kez yeni bir haberle çalkalandı madenci köyleri. 23 Şubat 2010 tarihinde, saat: 18.00 civarında Balıkesir'in Dursunbey ilçesine bağlı Odaköy'de ŞENTAŞ Madencilik firmasına ait linyit Ocağının 250 metre derinliklerinde meydana gelen grizu patlaması 1 mühendis 12 işçi toplam 13 insanın yaşamını sonlandırdı. Ocakta bulunan 33 işçi ise yaralı kurtarılarak Dursunbey, Balıkesir, Bursa ve İzmir devlet hastanelerine kaldırıldı. Yaşamını yitirenler 24 Şubat 2010 tarihinde değişik yerlerde toprağa verildiler.

Açıklamanın tümü>>>



SİYASAL CİNAYETLERLE TÜRKİYE'YE CİNNET GEÇİRTENLER KAHRAMANLAŞTIRILAMAZ!

16 Ocak 2010
İpekçi cinayeti, 1979

DİSK Genel Başkanı Süleyman Çelebi'nin, Abdi İpekçi'nin katilinin "kahramanlaştırılmasına" ilişkin, ulusal ve uluslararası basın-yayın organları genel yayın yönetmenlerine, ETUC ve ITUC'a ve basın yayın örgütlerine gönderdiği açık mektup:

.... yurtdışında Vatikan'da Papa 2. John Paul'a suikast yaparken yakalanan, İtalya'da cezaevinde yattıktan sonra Türkiye'ye getirilen ve bugünlerde "cezasını bitirerek" tahliye olması beklenen, bir "kahraman" edasıyla TVlerden ve gazetelerden düşmeyen Mehmet Ali Ağca'dan bahsediyoruz.

Bu kişi bir katildir ve siyasal suikast suçlusudur!

İşlediği suç, bugün bile Türkiye'deki hukuksuzluğun kaynağı olan 12 Eylül askeri darbesini yaratan koşullardan biri olarak tezgahlanmıştır. Bütün karanlık ilişkilerini saklayan bu kişi önümüzdeki günlerde toplumun karşısına çıkacaktır.

DİSK olarak hayret ve endişe ile izlemekteyiz ki, daha şimdiden röportaj hazırlıkları, hatıralarını alma, yayınlama ve raiting hesapları yapılmaktadır. Evet, eğer karanlık ilişkilerini anlatacak, arkasındaki güçleri deşifre edecekse bir sorun yoktur. Ancak bir siyasal suikastçıyı topluma "önemli", "kahraman" olarak sunmak, tarihi karartarak gençlere "örnek" göstermek, yine meslektaşınız Hrant Dink'i öldüren Ogün Samast'ları yaratmak hem topluma karşı ciddi bir sorumsuzluktur ve hem de gazeteci Abdi İpekçi'ye yapılmış bir saygısızlıktır.

Açıklamanın tümü>>>



25 ARALIK'TA HEPİMİZ TEKEL İŞÇİSİYİZ!

24 Aralık 2009
Ankarada sınıf dayanışması

DİSK Genel Başkanı Süleyman Çelebi'nin, TEKEL işçileriyle dayanışmak için alınan iş bırakma kararına ilişkin açıklaması:

Saldırılar tek tek sendikal örgütlere değil, bütün işçi sınıfına topyekün olarak yapılmaktadır...

Türkiye, işsizlik, yoksulluk, eşitlik ve özgürlük gibi gerçek ihtiyacı ve gerçek gündeminden uzaklaştıkça, AKP baskıcı ve otoriter politikalarını fütursuzca uygulamaya devam edecektir.

Bunu engellemenin tek yolu, tüm emekçileri, emek örgütlerini ve emek dostlarını tek bir vücut halinde organize ederek, işçi sınıfının birleşik mücadelesini yükseltmektir.

Yarın ülkemizin bütün demokrasi güçlerini, emekçilerini, emek dostlarını, aydınlarını, gençlerini, kadınlarını, işçilerini ve işsizlerini "HEPİMİZ TEKEL İŞÇİSİYİZ!" demeye çağırıyoruz!..

Açıklamanın tümü>>>



NEREYE KADAR?

11 Aralık 2009

Bursa'nın Mustafakemalpaşa İlçesinde, Çalışma Bakanı'nın belirttiği üzere Mayıs ayında denetlenmiş olan bir işletmede dinamit patlatılması sonrası grizu patlaması, ardından göçük ve kitlesel bir kıyım gerçekleşti.

Ondokuz canı kaybettik.
.........

Sermaye güçlü ve dokunulmaz, şimdilik.

Yukarıdan aşağı, aşağıdan yukarı bütün dokunulmazlıkları ortadan kaldıracağız. Temel insan hak ve özgürlükleri dokunulmaz olacak sadece.

Ancak 19 canımızı geri getirmemiz mümkün değil.

Acımız büyük.

Haberin ayrıntıları>>>



KARŞIYAKA BELEDİYESİ'NDEN ATILAN VE ANKARA'YA YÜRÜYEN İŞÇİLER, İŞE GERİ DÖNME MÜCADELESİNİ ARTIK ANKARA'DA SÜRDÜRECEK!

17 Ekim 2009

Ankarada eylem

Ankara'ya ulaşan KENT A.Ş işçilerinin mücadele süreci yeni bir evreye girdi;

Bayraklı Belediyesi adıyla yeni bir belediyenin bünyesinden çıkmasıyla birlikte yüzde 43 daralmanın olduğunu ileri sürerek 276 işçiyi 30 Nisan'da işten atan, işçilerin yaptıkları işi açtığı ihaleyle 4 ayrı taşeron şirkete paylaştıran CHP'li Karşıyaka Belediyesi'nin emek düşmanı tutumu sürüyor. 16 Eylül'de Ankara yollarına düşen, dün akşam Ankara'ya girerek Genel-İş tesislerinde yatarak dinlenen ve bugün Ankara Tren Garı önünden Abdi İpekçi Parkına yürüyen işçilerin kararlılığı ise ilk günkü coşkuyla devam ediyor. Ankara Demokrasi güçlerinin dayanışması işçilerin yüzünü güldürdü, işçiler açısından Ankara'da yeni bir süreç başladı.

Haberin ayrıntıları ve konuşma metinleri>>>





KENT A.Ş İŞÇİSİ 30 GÜN SONRA İZMİR'DEN ANKARA'YA ULAŞTI!

16 Ekim 2009

Kent işçileri Ankarada

İşlerine yeniden kavuşmak amacıyla 16 Eylül'de İzmir'den Ankara'ya yürüyüş başlatan, Karşıyaka Belediyesi Kent A.Ş işçileri tam bir ay sonra, 16 Ekim Cuma günü Ankara'ya ulaştı.

30 Nisan'da işlerine son verilen işçiler, İzmir'de yürüttükleri hak arama mücadelesini yeterli görmeyip 1 ay önce yollara düştü. Kimi zaman Balkahve sonrası yol güzergâhında olduğu gibi jandarmanın "yolda yürüyemezsiniz" tehdidi karşısında dağlara çıktılar, 8 kilometre dağlarda yürüyerek Kemalpaşa'ya ulaştılar. Kimi zaman ise polisin kuşatmasına karşı direndiler, barikatları aştılar ve yürüyüşlerine devam ettiler. Kararlı yürüyüş bugün saat 15:00'de Ümitköy köprüsünde DİSK Başkanlar Kurulunun katılımıyla, 15:45'de Ankara'lı Demokrasi Güçlerinin Beytepe köprüsünde karşılamasıyla coşkuya dönüştü. Hep birlikte devam eden yürüyüş, Eskişehir yolu 9. kilometrede Köy Hizmetleri Genel Müdürlüğüne kadar sürdü.

Haberin ayrıntıları>>>





KENT A.Ş İŞÇİSİ YALNIZ DEĞİLDİR!

15 Ekim 2009

Ankaradan destek

16 Eylül'de İzmir'de başlayan ve birçok yerde önüne çıkarılan keyfi engelleri bir bir aşarak yürüyüşlerine devam eden Karşıyaka Belediyesi Kent A.Ş işçileri için, bugün Ankara Demokrasi Güçleri basın açıklaması gerçekleştirdi.  

Kızılay eski Gima önünde, saat 12:00'de gerçekleşen basın açıklamasını DİSK Ankara Bölge Temsilcisi Kani BEKO Ankara halkını yarın saat 15:00'de, Eskişehir yolunda bulunan Beytepe Köprüsünde işçileri karşılamaya davet etti.    

İşten atıldıkları için bir ay önce yollara düşen Karşıyaka Belediyesi Kent A.Ş işçilerinin yürüyüşlerinin son 24 saatine gelinmiş bulunuyor İşçiler saat 16:50 itibariyle Eskişehir yolu 28. kilometrede bulunan Gültekin Petrol Konaklama Tesislerine ulaşmış durumdalar. Son gecelerini burada geçirecek işçiler, yarın akşam Ankara/Ulusta Genel-İş Sosyal Tesislerinde konaklayacaklar.

Haberin ayrıntıları ve basın açıklamasının metni>>>





İŞTEN ATILAN KARŞIYAKA BELEDİYESİ İŞÇİLERİ DİRENİYOR!

12 Ekim 2009

Direnişteki işçiler Ankara yolunda

İzmir/Karşıyaka Belediyesi tarafından 30 Nisan 2009 tarihinde iş akitleri feshedilen 276 işçinin direnişi sürüyor. İşe geri dönme mücadelesi veren 52 işçi 16 Eylül 2009 tarihinde Ankara yollarına düşerken, geri kalan işçilerde aileleriyle birlikte Örnekköy Şantiyesine kurdukları çadırlarda mücadelelerine devam ediyorlar.

5747 sayılı kanun çerçevesinde CHP'li Karşıyaka Belediyesi sınırları içinde Bayraklı adıyla yeni bir belediye kurulunca, işçi fazlalığını öne süren Karşıyaka Belediye başkanı; 1990 yılından beri faaliyet sürdüren ve DİSK/Genel-İş Sendikası İzmir 5 Nolu Şubenin örgütlü olduğu Kent A.Ş'den işçileri çıkardı. Park Bahçeler, Temizlik İşleri, Fen işleri ve Atölyeler müdürlüğünde çalışan 276 işçi o günden beri mücadele içindeler. İşçi fazlalığını gerekçe gösteren Belediye yönetimi 27 Nisan 2009 tarihinde, bahse konu 4 müdürlüğün işlerini ihaleye çıkarıp ALTAŞ, VİRA, ŞAHMERAN ve AYKA şirketlerine verdi. Adı geçen taşeron şirketlerde 600 civarında işçi çalışıyor ve belediye yönetiminin gerekçesini de çürütüyor.

İşçilerin atılmasından sonra Belediye yönetimi sendika ile diyalog kurmaktan kaçındığı gibi, işçilerin uyarı eylemlerinden derste almadı. Olumlu bir gelişmenin olmaması üzerine işçiler aileleriyle birlikte Örnekköy Şantiyesine taşınıp çadırlarda direnişe geçip devamında Ankara yürüyüşüne başladılar.

Haberin ayrıntıları ve basın açıklamasının metni>>>





DİSK GENEL BAŞKANI SÜLEYMAN ÇELEBİ'ye SİLAHLI SALDIRI DÜZENLENDİ

6 Ekim 2009

Genel Başkanımız Süleyman Çelebi

Konfederasyonumuz DİSK'in Genel Başkanı Süleyman Çelebi'ye dün (5 Ekim Pazartesi) saat 14:30'da silahlı bir saldırı yapılmıştır. Yakalanarak emniyet güçlerine teslim edilen saldırganın sorgusu devam etmektedir. Genel Başkanımız Süleyman Çelebi'nin tedavisi devam etmektedir. Bütün DİSK ailesine, tüm emek ve demokrasi güçlerine geçmiş olsun diyoruz.

DİSK Yönetim Kurulu ve Başkanlar Kurulu, Genel Başkan Süleyman Çelebi'nin uğradığı silahlı saldırı ile ilgili olarak bir basın açıklaması yaptı.

Haberin ayrıntıları ve basın açıklamasının metni>>>





GSSnın 1. Yılında Ortak Eylem

SAĞLIK HAKTIR SATILAMAZ VE İNSAN SAĞLIĞIYLA PAZARLIK YAPILAMAZ!

1 Ekim 2009

Eylemden bir görüntü

Siyasal iktidarın halka hizmet vermek amacıyla kurulmuş kamudaki sağlık kurumlarını ticarethane, sağlık çalışanlarını köle, hastaları ise müşteri gibi değerlendiren yaklaşımlarına karşı tepkiler yükseliyor. Bugün yürürlüğe giren, "Tedavi Katılım Payının Uygulanması Hakkında Tebliğ"le, yeşil kartlılar da dahil tüm hastalardan katkı payı alınacak. Hükümetin sağlık alanına ilişkin halk düşmanı politikalarına karşı 30 Eylülde Ankara'da başlayan protesto eylemleri 1 Ekimde de sürdü.

Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası'nın (SSGSS) uygulamasının ardından geçen bir yılda yaşanan olumsuzlukları teşhir etmek ve yasanın geri çekilmesi talebiyle gerçekleşen eylemler; TTB / Ankara Tabip Odası, KESK / SES Ankara Şubesi ve DİSK / Dev. Sağlık-İş Ankara Bölge Temsilciliğince ortak düzenlendi. Eyleme Ankara Demokrasi Güçleri de katılarak katkı sundu.

Haberin ayrıntıları ve basın açıklamasının metni>>>



BASIN AÇIKLAMASI

SEL FELAKETİNİN YANINDA MADEN OCAKLARINDAN DA ÖLÜM HABERLERİ GELİYOR.!

11 Eylül 2009

Öncelikle son birkaç gündür yaşanan, can ve mal kaybına neden olan "sel felaketleri" nedeniyle üzgün olduğumuzu belirtir, yaşamını yitirenlerin ailelerine başsağlığı dileğimizi iletmek isteriz.

Yıllarca Türkiye'nin "mega" kenti İstanbul'u yönetenlerin, bu felaketleri bir doğal felaket gibi göstermesi anlaşılır bir şey değildir. Çağdaş düşünceden uzak plansız kentleşme ve rant yaratma anlayışının bir sonucudur bu. Dileriz ki biran önce zarar görenlerin zararı telafi edilir ve yaşananlardan ders çıkarılarak benzer acılara zemin yaratacak bir anlayış ısrarla sürdürülmez.

Halkımızın sel felaketlerini üzüntüyle izlediği süreçte, maden ocaklarında da ölümler durmadı. TTK Zonguldak taşkömürü ocaklarında meydana gelen göçük sonucu 2 işçi yeraltında kalmış ve saatler sonucu cansız bedenlerine ulaşılmıştır.

Bu işçilerimiz toprağa verilmeden gelen ikinci bir haber hepimizi üzüntüye boğmuştur. Zonguldak Gelik Beldesi'nde özel bir taşkömürü işletmesinde dinamit patlatılırken 1 işçi yaşamını yitirmiştir. Her iki kazada yaralanan ve tedavisi süren işçilerde bulunmaktadır.

Açıklamanın tam metni>>>


BASIN AÇIKLAMASI

12 EYLÜL DARBECİLERİNDEN MUTLAKA HESAP SORACAĞIZ.!

4 Eylül 2009

12 Eylül darbesine karşı Ankara Demokrasi Güçlerinin gerçekleştireceği eylem ve etkinlikler bugün Mülkiyeliler Birliği bahçesinde yapılan basın toplantısıyla kamuoyuna sunuldu. Basın toplantısına birçok kurumdan yönetici ve temsilcilerde katıldı.

Her yıl Eylül ayında gerçekleştirilen program, yapılan toplantılarda bu yıl daha da zenginleştirilerek somutlaştırıldı. Saat: 10:30'da başlayan basın toplantısı sonrasında ise, bu dönemin ilk etkinliği; Fotoğrafçı Şair Mehmet ÖZER'in yaptığı konuşmayla Mülkiyeliler Birliği'nin hazırladığı, "USANMADAN, USLANMADAN" adlı Fotoğraf sergisi olarak kayıtlara geçti.

Haberin detayları>>>
Basın açıklamasının metni>>>


BASIN AÇIKLAMASI

UMUDU BÜYÜTEREK KARŞILIYORUZ 1 EYLÜL DÜNYA BARIŞ GÜNÜNÜ

1 Eylül 2009

Bugün 1 Eylül Dünya Barış Günü.

Önce "Kürt Açılımı" denip sonra "Demokrasi Açılımına" dönülmüş olsa da, muhalefet ve statükonun direnişleri karşısında zaman zaman geri adımlar atılsa da sorunun silahla çözülemediğinin itiraf edildiği, ekonomik, toplumsal ve kültürel çözüm alternatiflerinin daha önce olmadığı ölçüde tartışılmaya başlandığı bir dönemden geçiyoruz.

Sorunun barışçıl ve demokratik yöntemlerle çözümü, bugün her zamandan daha yakın ve sahici görünüyor. İnsan hakları ve demokrasi tartışmalarının yaygınlaşması, bu yolda atılacak her küçük adım hepimizin yüzünü güldürecek olanakları da yaratacak iyi biliyoruz.

Bugün 1 Eylül Dünya Barış Günü.

Silahlar bir daha ateş edilmemek üzere sussun.

Sevginin, kardeşliğin, dostluğun, dayanışmanın ve barışın egemen olduğu bir ülke istiyoruz.

Açıklamanın tam metni>>>


İşsizlik fonu da diğerleri gibi buharlaştırılmak isteniyor

İŞ KUR İL MÜDÜRLÜKLERİ ÖNÜNDE DİSK EYLEMİ
"AKP ELİNİ İŞSİZLİK FONUNDAN ÇEK.!"

20 Ağustos 2009

Eylemden bir görüntü

Cumhurbaşkanı Abdullah Gül'ün işsizlik fonunda biriken paranın yatırım amaçlı olarak kullanılmasına ilişkin çıkartılan yasayı onaylamasına tepki gösteren konfederasyonumuz DİSK Bölge Temsilciliklerinin bulunduğu illerde protesto gösterileri gerçekleştirdi.

DİSK yönetici ve üyeleri, bu kapsamda, bugün saat: 12.30'da, DİSK Ankara Bölge Temsilciliği'nce Sıhhiye Abdi İpekçi Parkı yanında, Türkiye İş Kurumu İl Müdürlüğü önünde bir eylem gerçekleştirdiler. DİSK üyesi sendika yönetici ve kadrolarının yeraldığı eylemde, DİSK Ankara Bölge Temsilcisi Kani BEKO konuya ilişkin bir açıklama yaptı.

Haberin ayrıntıları ve basın açıklamasının metni>>>



KESK'İN "TOPLU GÖRÜŞME"YE KİTLESEL MÜDAHALESİ

15 Ağustos 2009

Kamu çalışanları TOPLU SÖZLEŞME ve GREV HAKKI için demokratik mücadele sürdürüyor

KESK yürüyüşünden

11 Ağustos'ta düzenlediği basın toplantısıyla taleplerini bir kez daha kamuoyu ile paylaşan KESK, toplu görüşmelerin birinci oturumunun yapılacağı 15 Ağustos Cumartesi günü Ankara'da buluşmak üzere 13 Ağustos'ta İstanbul ve Diyarbakır'dan iki yürüyüş başlattı. Hükümetin "toplu görüşme" oyununa karşı çıkan KESK üyeleri, yürüyüş boyunca başta Gebze olmak üzere kimi yerlerde güvenlik güçlerinin çeşitli engelleriyle karşılaştı. KESK üyeleri, cop, gaz bombaları ve yaralanmalara aldırmadan barikatları bir bir aşarak bugün Ankara'ya ulaştı.

Haberin ayrıntıları>>>

BASIN AÇIKLAMASI

HASTA TUTUKLULAR İÇİN MERHAMET DEĞİL, ADALET!

15 Ağustos 2009

Basın açıklamasından bir görüntü

İHD Ankara Şubesinin 15 Ağustos Cumartesi günü, saat: 12.30'da İnsan Hakları Anıtı önünde gerçekleştirdiği basın açıklamasının konusu hasta tutuklulardan Erol Zavar'la ilgiliydi.

Açıklamada Odak Dergisi yazı işleri müdürü Erol Zavar'ın mesane kanseri olduğuna ve defalarca ameliyat geçirmesine rağmen yaşadığı koşulların uygun olmaması sonucu iyileşemediğine dikkat çekilerek, biran önce salıverilmesi gerektiğini belirtildi.

Demokrasiden yana çok sayıda kişinin destek verdiği basın açıklamasına Erol Zavar'ın eşi Elif Zavar da katılarak bir konuşma yaptı.

Haberin ayrıntıları ve açıklamanın tam metni>>>

BASIN AÇIKLAMASI

KEMAL TÜRKLER İÇİN ADALET ARAYIŞIMIZ SÜRÜYOR!

30 Temmuz 2009

Basın açıklamasından bir görüntü

DİSK'in Kurucu Genel Başkanı KEMAL TÜRKLER'in 22 Temmuz 1980 tarihinde faşistlerce katledilmesi, katledenlerin beraatına ilişkin kararın Yargıtay'ca ikinci kez bozulmasıyla tekrar başlayan davanın 3. duruşması, bugün saat: 14:30'da Bakırköy 2. Ağır Ceza Mahkemesi'nde başlıyor.

İstanbul'da duruşmanın başladığı saatlerde, DİSK Ankara Bölge Temsilciliği'nce Ankara Adliye Sarayı önünde de bir basın açıklaması gerçekleştirildi. Basın açıklamasına, Devrimci 78'liler Federasyonu ile birlikte demokrasi yanlısı farklı kurum ve kişiler de katıldı.

Haberin ayrıntıları ve açıklamanın tam metni>>>

SAYFA BAŞINA DÖN

Dev.Maden-Sen Yayın Kurulu tarafından tasarlanmıştır,
Site içeriği kaynak gösterilmek kaydıyla kullanılabilir.