GÖKÇESU
ÖRGÜTLENME BAŞLIYOR
2001 Mayıs’ında Üçpınar ile Bükköy Madencilik şirketlerinin üretim yaptığı, Gökçesu’ya 7-8 kilometre uzaklıktaki Kayaaltı, Çorak ve Çamlık linyit ocaklarında 300’den fazla, Kuzey Anadolu Madencilik A.Ş’nin Gökçesu’ya yaklaşık 1 kilometre uzağındaki Tuzlukaya linyit ocağı’nda ise 100’den fazla işçi çalışmaktaydı.
Olumsuz çalışma koşullarına ve kendilerinin insan yerine konulmamasına isyan eden bu ocaklarda çalışan işçilerden; Tuzlukaya ocağında 88, diğer ocaklarda ise 228 işçi Haziran 2001’de Dev.Maden-Sen’e üye oldular. İşçilerin sendikaya üyeliğinin ardından sendikanın işveren Nurullah Ercan’la görüşme talepleri yanıtsız bırakıldı ve işveren sürekli sendikadan kaçmayı tercih etti.
İşçilerin sendikaya üye olmasının devamında işveren sendikadan istifa ettirmeye dönük baskı ve tehditleri gündeme getirdi. İşçiler, sendika üyeliğinin Anayasal hakları olduğunu söyleyerek sendikadan istifa etmemekte direndiler.
İşveren, işçilerin kararlı tutumunu anlayınca 11 Haziran’da Üçpınar ve Bükköy Madencilik Şirketinin üretim yaptığı Kayaaltı, Çorak ve Çamlık linyit ocaklarını kapatarak işçileri işten attı. İşçilerin alacaklarını ödemeyen işveren için sendika, Ankara 2. İş Mahkemesi’nde dava açtı ve devam ediyor.
Atılan işçiler bir süre işsiz kaldı. Daha sonra bir kısmı Gökçesu’daki şirketlerin linyit ocaklarında, büyük bir kısmı ise Gökçesu dışında (Söke, Çankırı, Zonguldak vb..) başka yerlerde maden ocaklarında işe girerek çalışmaya başladılar.
İşveren, Tuzlukaya ocağında çalışanlar üzerindeki baskıyı artırarak istifa ettirmeye çalıştı. Yasadışı uygulamalarla sendikayı tasfiye etmek isteyen işveren amacına ulaşamadı.
Yasadışı yollarla işçileri sendikadan istifa ettiremeyen işveren birkez de yasaları hileyle aşmayı denedi ve işyerinde işçilerin iş yavaşlattıkları ve iş güvenliğini ortadan kaldırdıkları iddiasıyla Mengen Asliye Hukuk Mahkemesine Tespit için başvurdu.
Gökçesu’da iyi ilişkide bulunduğu komşu maden şirketinin İran’lı maden mühendisini bilirkişi olarak gösteren (Gökçesu’da bu tür tespitlerde işverenler mühendislerini birbirlerine bilirkişi olarak vermekte ve karşılıklı dayanışma içinde objektif olmayan sipariş bilirkişi raporları hazırlattırmaktadırlar) işveren, 6 Aralık’ta ocakta Tespit yaptırdı. İran’lı mühendis, İşverenin siparişi üzerine bir bilirkişi raporu hazırladı, ancak Mengen Asliye Hukuk Mahkemesi Hakimi bu raporla ilgili bilirkişiyi uyararak yazılanları ocaktaki işçi sağlığı ve iş güvenliğiyle sınırlı tuttu.
Objektif olmayan bu rapor karşısında ise Dev.Maden-Sen 13.12.2001 tarihinde bir tespit yaptırdı ve işverence yaptırılan tespit sonucu hazırlanan sipariş bilirkişi raporunun gerçekleri yansıtmadığını, işverenin kafasında kurguladığı senaryoyu destekler mahiyette bir rapor olduğunu, işyerinde işyeri hekimi olmadığı halde sonradan düzenlenen belgelerle işletme müdürünün doktor olan eşini işyeri hekimi olarak gösterdiğini ortaya koydu.
İşveren bilirkişi olarak çıkar ilişkisi içinde olduğu komşu şirketin mühendisini gösterirken Dev.Maden-Sen, Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği’ne (TMMOB) bağlı Maden Mühendisleri Odası’nın Bolu Vilayetinde 2001 yılı için tespit ettiği 5 kişilik Bilirkişi listesi arasından bir kişiyi gösterdi.
İşveren Mahkeme Tespitiyle elde ettiği Bilirkişi raporundan kendince güç alarak ve bununla birlikte ekonomik krizi gerekçe göstererek, 7.12.2001 tarihinde Tuzlukaya ocağında üretime süresiz ara verdiğini ilan etti ve çalışanları ücretsiz izine çıkardı.
İşverenin olumsuz tutumu aylarca devam etti. Ocakları kapatıp işçileri işten attığı/işsiz bıraktığı gibi işçilerle uğraşmaktan da geri durmadı, sürekli sendikadan istifa ettirmeye çalıştı. Haziran ayında işten atılan ve sendikaca alacakları için Ankara’da adlarına dava açılan üyelerimizden bir kısmı işveren tarafından kandırılarak davalarından feragat ettirildi.
Dev.Maden-Sen Yayın Kurulu tarafından tasarlanmıştır,
Site içeriği kaynak gösterilmek kaydıyla kullanılabilir.