GÖKÇESU
BASKILAR ARTIYOR
Bu arada, dağ başında işverenin işletme müdürünün davul sesinden rahatsız olduğunu jandarmaya şikayeti üzerine işçiler aleyhinde başlatılan soruşturma sonuçlandı. 7 direnişçi işçiye 54’er milyon lira para cezası verildi.
Cumhuriyet Savcısının insanların aileleriyle birlikte işsizlik ve sefalet içinde geçirdikleri yaşamı sorgulayıp sorgulamadığı, bir insan olarak bundan ne kadar rahatsız olduğu, işçilerin yasadışı uygulamalar hakkında kendisine yaptığı şikayetleri nasıl değerlendirdiği bilinmez ama, yerleşim biriminden en aşağı 7 kilometre uzakta olmasına rağmen 7 işçiye nasıl ceza istediği –üstelik davulu çalan bir kişidir ve şikayet edilip ceza verilen işçiler arasında bu üyemizin adı geçmemektedir- doğrusu meraka değer bir konudur.
Devam eden duruşma sürecinde keşif yapıldı, Mengen’de görev yapan bir Polis Memuru bilirkişi olarak tayin edildi. Polis memurunun hazırladığı objektif olmaktan uzak keşif raporu itirazımıza rağmen Mahkemece kabul edildi ve bu rapora dayanarak işçiler suçlu bulundu, iyi halleri gözönüne alınarak toplam 90 milyon lira ceza hükmedildi.
Çadırların kurulduğu arsanın yanında bulunan inşaat malzemesi satıcısından çadıra çekilen elektrik ve su, işverenin esnafa baskı yapması, esnafın işverenle çıkar ilişkisi olması nedeniyle kesildi.
Direnişçilerin yardımına Gökçesu esnafı koştu ve acilen direnişçilere bir jeneratör temin edip verdiler. Su ihtiyacı ise derenin karşı tarafında bulunan (yaklaşık 700 metre uzaklıkta) bir vatandaşın hayır için yaptırdığı çeşmeden karşılanmaya başlandı.
İşverenin, bu vatandaşı da bulup “senin çeşmenden su alıyorlar, verme” demesi üzerine “zaten ben hayır için yaptırdım, ihtiyaç duyan alabilir” diye terslendiği de biliniyor.
İşçilerin uğradığı haksızlıklar her fırsatta kamuoyuna yansıtılmakta, kamu kurumlarının denetimlerinin biran önce gerçekleşmesi için çaba sarf edilmektedir. Yaşananlar günü birlik basına yansımakta/yansıtılmakta özellikle Bolu Yerel Basını bu konuda olumlu katkılarda bulunmaktadır.
Özellikle Bolununsesi gazetesi’nde Nejat Yaraş’ın köşesinde çıkan yazılar ve yazarın 11.02.2002 tarihinde, “Sayın Valimize” başlığıyla yaptığı suç duyurusu işverenin tepkisini çekmiş, bir süre sonra noter kanalıyla tekzip talebinde bulunmuştur. Normalde yazarın iddialarının tamamı gerçek olmasına rağmen gazetenin daha önce aldığı prensip karar doğrultusunda tekzip yayınlanmış ancak Yaraş, tekzip’in hemen bir satır altında iddialarını ısrarla savunmayı, “ve işte gerçekler” ara başlığıyla sürdürmüştür.
İşveren 15 Nisan’da, 6 sayfalık, “İŞTE ASIL GERÇEKLER” başlığıyla tamamen demogojiye dayanan bir yazı çıkarmış ve Gökçesu’da dağıttırmıştır.
Dev.Maden-Sen ise işverenin bu yalanlarını deşifre etmeye dönük Maden İşçilerinin Sesi Gökçesu Özel Sayısı’nı çıkararak yaygın bir şekilde Gökçesu ve Mengen’de dağıtmıştır.
Görüldüğü gibi işveren fiili saldırılarının sonrasında psikolojik saldırıları devreye sokmuştur. Yasal prosüdürlere uygun olmayan bir şekilde hazırlanan ve dağıtılan el ilanıyla ilgili işveren ve dağıtıcısı hakkında ayrıca Mengen’de C.Savcılığına suç duyurusunda bulunulmuştur.
Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı (ÇSGB) İş Teftiş Kurulu’na yaptığımız başvuru sonucu müfettişlerin işyerindeki incelemeleri tamamlanmış, çıkan rapora göre iddialarımızın bir kısmı (2000 ve 2001 yıllarında işverenin kendi adamlarına 2.5 aylık net ücret tutarında ikramiye ödediği, ayrım yaparak diğer işçilere ödemediği ve ödemesi gerektiği, işçilere fazla mesai, genel tatil ve bayram tatili günlerinde çalıştıklarının karşılığında yasa gereği ücretlerini zamlı ödemediği ve ödemesi gerektiği, işçilerin hiç birisine yıllık ücretli izin verilmediği ve geçen yıllara ait hak edilen bu izinlerin ücretlerinin işçilere verilmesi gerektiği, işverenin yasadışı uygulamalar içinde olduğu ve bunun için milyarlarca lira ceza kesildiğine dair bir sürü konu müfettişlerin raporlarında yeralmaktadır) müfettişlerce de tespit edilmiştir.
Sendikamızın ve üyelerimizin kamu kurumları nezdindeki haklılığı Bolu Olay Gazetesi 22 Nisan 2002 tarihli manşetinde, “Gökçesu’da insanlık ayıbı devam ediyor; Bakanlık maden işçilerini haklı buldu” başlığıyla yeralmıştır. Bu haber üyelerimiz ve yereldeki dostlarımız arasında büyük bir morale neden olurken işveren çevresinin telaşı gündeme gelmiştir. Bu gazeteden yeterli sayıda satın alınarak Gökçesu’da halk ve esnafa ücretsiz olarak dağıtılmıştır.
Üyelerimiz Bakanlık müfettişlerinin tespiti ile ortaya çıkan alacaklarının ödenmesi için işverene yazılı başvuruda bulunmuş, işveren 15 gün sonra olumsuz yanıt vermiştir. Nedeni üyelerimize ödenecek olan para direnişteki işçiler açısından büyük bir moral yaratırken mevcut çalışanları ayaklandıracak ve işverenin hesapları boşa çıkacaktır. Sendikamız işçilerin hak etmiş oldukları parayı almak için mahkemeye başvurmuştur.
13.12.2001 tarihinde sendikamızca Mengen Asliye Hukuk Mahkemesi Hakimine yaptırılan Tespit’te, işverenin yasal açıklarını kapatmak amacıyla alalacele sahte belgeler düzenlediği, bunlar içinde olmayan İşçi Sağlığı İş Güvenliği Kurulu’nu oluşturup, işyeri hekimi olarak İzzet Baysal Devlet Hastanesi’nde Nöroloji Uzmanı olarak çalışan işletme müdürünün eşi Dr. Mürşide Şolpan’ın gösterildiği tespit edilmişti.
Şirket Karar defteri’nde işyeri hekimi olarak görülen işletme müdürünün eşi Dr. Mürşide Şolpan hakkında yaptığımız şikayet Bolu Valiliği İl İdare Kurulu Müdürlüğü’nce değerlendirildi, iddiamız tespit edildi ve 17.05.2002 tarih ve 25 Nolu Kararla yargılanması için soruşturma izni verilip konu hakkında sendikamız bir yazıyla bilgilendirildi.
Bolu Vali’si Mehmet Ali Türker’in imzasını taşıyan ve sendikamıza gönderilen yazıda, “... işyeri hekimi olmamasına rağmen söz konusu işletme kararlarına imza atmak suretiyle hekimlik görevini kötüye kullandığı yolunda yeterli bilgi ve belgenin bulunduğu anlaşıldığından hakkında eylemine uyan T.C.K.nun 240. maddesine göre yargılanmak üzere 4483 Sayılı Memurlar ve diğer Kamu Görevlilerinin Yargılanması Hakkında Kanunun 6. maddesi gereğince SORUŞTURMA İZNİ VERİLMESİNE karar verildi” denilmektedir.
Bolu Tabip Odası Onur Kurulu Dr. Mürşide Şolpan’ı sahtekarlıktan dolayı cezalandırdı, Sağlık Bakanlığı’na yapılan şikayetten ise bir sonuç alınamadı.
Gökçesu’da direnişteki işçilerin çocukları 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı’nda sabah okullarında resmi törenlere katılmışlar öğleden sonra ise babalarının yanına direniş çadırında Dev.Maden-Sen’in organize ettiği etkinlikte bulunmuşlardır. Çocuklar burada şiirler okumuşlar, türküler söylemişler ve oyunlar oynamışlardır.
Bolu’dan Eğitim-Sen Yöneticileri ve Bolu demokrasi güçleri de bu törene katılmışlar çocuklara okul malzemeleri getirerek dayanışmada bulunmuşlardır. Çadırda düzenlenen gayri resmi 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı törenleri okulda düzenlenen resmi törenlerden daha coşkulu geçmiş ve bunun bilgisini alan birkaç okul öğretmeni çocuklara kızmış, azarlayarak hakaret etmiştir.
Konu Bolu Eğitim-Sen Şube Başkanı’na aktarılmış, Milli Eğitim Müdürü ile görüşülerek bahse konu öğretmenler hakkında soruşturma açtırılmıştır. İlginçtir, Eğitim-Sen konuyla ilgili girişimleri sürdürürken Gökçesu İlköğretim Okulu’ndan 6 öğretmen sendikalaya üye olmuştur.
İşçi sınıfının Birlik Mücadele ve Dayanışma Günü olan 1 Mayıs, direnişçi işçilerce direniş çadırının bulunduğu bölgede (jandarmanın engellemesine rağmen) coşkuyla kutlanmıştır. Etkinliğe Bolu’dan gelen demokrasi güçleri ile işçilerin aileleri de katılmıştır.
Bir hafta önce başlayan hazırlıklarda Madenci İşçi Korosu oluşturulmuş ve koro Marş ve Türküler söyleyerek provalar yapmıştır. Ancak yoğun bir şekilde başlayan yağmurun kesilmemesi sonucu hazırlanan programın bir kısmı gerçekleştirilememiştir. Yağmur altında sadece günün önemiyle ilgili bir konuşma yapılıp, ardından çadırlarda ve üstü kapalı çardaklarda 1 Mayıs işçi marşı ve türküler söylenmiş, “YAŞASIN 1 MAYIS – YAŞASIN SINIF DAYANIŞMASI” sloganları atılmıştır.
Yoğun jandarma ablukası altında gerçekleşen kutlama, Gökçesu tarihinde ve mevcut direnişteki işçiler arasında ilk olma özelliği de taşımaktadır.
Gökçesu Maden İşçileri, 15/16 Haziran Büyük İşçi Direnişi’nin 32. yıldönümüne, kendilerinin başlattıkları mücadelenin 1. yıldönümüne hazırlanırken DİSK Başkanlar Kurulu 3-5 Haziran’da yaptığı toplantıda, Büyük İşçi Direnişinin yıldönümünde İstanbul/Tuzlada grevde bulunan Limter-İş üyesi Yonca Tersanesi işçileri direnişteki Gökçesu Maden İşçilerini ziyaret etme kararı almıştır.
16 Haziran Pazar günü Ankara, Zonguldak Devrek, İstanbul Tuzla ve Bolu’dan gelen demokrasi güçleri büyük bir dayanışma örneği sergilemiş, direniş çadırında 500’den fazla dayanışmacı 15/16 Haziran Büyük İşçi Direnişi’ni hep birlikte selamlamışlardır.
Dev.Maden-Sen Yayın Kurulu tarafından tasarlanmıştır,
Site içeriği kaynak gösterilmek kaydıyla kullanılabilir.